Ağaca tırmananlar

6 Kasım 2011 Pazar

bir kemancının günlüğü

 10 Eylül Cumartesi:
 
Sevgili Günlük,
  Tam yazmaya niyetlenmiştim, vazgeçip Harry Potter okumaya karar verdim.
 11 Eylül Pazar:
 
Sevgili Günlük,
  Tam yazacaktım, üsttekini okuyup yine vazgeçtim. Dün kitap falan okumadım çünkü, televizyon izleyip cips yedim. Hhohoho..

  23 Ekim Pazar:  Sevgili Günlük,
  Bugün bana bizim dershanedeki Ramazan ne dedi biliyoğ musun?
  Ne dedi.
  Ne mi dedi?
  Dedi ki dedi.
  Bana dedi ki.
  Sen dedi.
  İstesen de dedi.
  Boğaziçine dedi giremezsin zaten dedi.
  Ben de işte o gün kaynanamla kavga etmiştim Müge Hanım, o yüzden.
  Al dedi çocuklarını da al dedi git dedi.
  git dedi.
  al dedi.
  bi de dershanedeyiz, öptüm.

  28 Ekim Cuma:  Sevgili Günlük,
  Bugün oldukça güzel bir gün. Çünküüü:
  1-)29 Ekim dolayısıyla sadece 4 ders var.
  2-)4 dersin biri boş
  3-)Geri kalan 3 dersin birinde de diğer sınıflarda olduğu gibi matematik sınavı yok.
  HAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHA
  Allahııım ne kadar da havalıyım şu an...aahh....çok havalıyım...zaten çok da güzelim...ya yakıyorum resmen...of...hıhığm....evet....hayat çohoş...evet...
  Nasıl bir tribim nasıl :D

  31 Ekim Pazartesi:   Bu sabah okula giderken dolmuşta görme engelli bir kadın vardı.
  İnene kadar farketmedim. Tam kaldırımda duruyordum ki, birden onun değneği ile kaldırıma çıkmaya çalıştığını farkettim. Gözleri kapalı, benden biraz kısa, ortayaşlı bir bayandı.
  Yenimahalle dolmuşlarına gidecekmiş, okula 5 dakika geciksem kimse ölmez deyip, teyzenin koluna girdim.
  Birlikte durağa gittik, dolmuşa bindi, "Çok sağol canım." dedi. "Ne demek, iyi günler.." dedim. Gülümsedi ve kapalı gözlerini açtı.
  2 mavi göz.
  Ama....çok mavi.
  Ölüm mavisi gibi...
  Gözbebeği yok.
  Çok mavi..
  Gülümseyip gerisingeri fatih dolmuşlarına gittim. Okula gelene kadar da kendimi ağlamamak için zor tuttum. Nereye gidiyordu? Nasıl gidecekti? Ya bir şey olursa?
  O kadar üzüldüm ki, okula geldiğimde bir gariptim. Benim gözlerim vardı. Ama şimdi gözümün gördüğü her şey çok saçma geliyordu. Garip oldum.
  Bu arada sınıfın kaloriferleri çalışmıyor. Biz de ingilizcecilerin zümresinden UFO yu kapıp geldik :D Derslerde bu UFO böyle yüzüme yüzüme vuruyor, ben bir hoş oldum. Dışarda orman manzarası, sınıf loş, ufodan tatlı bir  sıcaklık geliyor, hoca masal anlatıyor derken uyumuş kalmışım tenefüste.
  Okul çıkışında Sude-Aziz-Ben-Aleyna yürümeye başladık. "Bi'şey mi yesek yeea" deyip pastaneye girdik. Salak ben tutturdum puding de puding diye, hepimiz puding aldık.
  Tadı nasıldı...İĞRENÇTİ. İlk kolpayı orda yedik. Resmen kolpa yedik.
  20 metre gittik, fırına geldik. (Pudingleri çöpe atıp içeri girdik) Burdan da Aziz'ler kıymalı, ben çökelekli aldım (bildiğin çökelekliydi. çökelek yani. peynirli değil. çökelek) 2. kolpayı da orda yedik. -----> iğrençti.
  300 metre sonra, bakkala geldik. Geldik gelmesine ama, alacak bir şey bulamadık. İşte 3. kolpayı da böyle yemiş olduk. Aslında ben en büyük kolpayı zamanında ordan sütlaçlı sakız alarak yemiştim. SAKIN. SÜTLAÇLI. SAKIZ. YEME.
  Sonra eve geldim.
  Kapıda kaldım.
  Kapıdan yazıyorum.
  Uykum var.
  Sınav da var.
  Oy.
  Diyorum ki, "Kolpa" diye müzik grubu kuralım, çok süper reklam yapalım, herkes merak edip çoşmak umutlarıyla konsere gelsin ama biz konsere gelmeyip kolpayı bi güzel vuralım. Nasıl? :D
  Süper olur ya. :D

  2 Kasım Çarşamba  Sevgili Günlük,
  Artık bir Sonaycı'yım. YılEcemAz grubu kıymetimi bilemedi. Hıh. Bundan sonra kendimi tamamen Sonay'a adiyiciğim. Adamazsam topuğumdan vur beni git balkondan at beni.
  Ama Aziz'le ben Sonaycı'larla atışırken, Aziz "Ben Onur Kuruluyum, Ecem hem başkan hem en iyi matematikçi. Yıldız da...umm....yıldız da....şey...yıldız." dedi.
  "Aziz?!" dedim şok içinde. "Nasıl benim gruptaki vasıfımın ne olduğunu bulamazsın?" Ne olduysa orda oldu.
  Şu an din dersindeyiz ve kaçıncı sayfada olduğumuz konusunda hiçbir fikrim yok. Onu bırak, kitaptan mı işliyoruz, napıyoruz bilmiyorum. Zaten dersi dinlediğimm yok amaan. Neyse bunu din sınavına girecek aysonundaki Yıldız düşünsün.
  Hah. Ne diyordum?
  Sonay çok ileri görüşlü biri. Ahh Sonay...Onun grubunda olduğum için çoh mutluyum. Benim canım Sonişim....Ha bir de Sude var grupta hıhığm...Neyse.
   Sonay harika bir insan, çok bilge. O konuşunca havada uçan sinek bile susar hıhığğğğğğğğm. Onun gibi bir başkanım olduğu için çok şanslıyım. Allah Sonay'ı Sonaycılar grubunun başından eksik etmesin. :D
  Artık Ramazan'ın "Sen istesen de Boğaziçine giremezsin" lafını aştım. Öğh Boğaziçi çok banal ayooool. Yani iki soru daha çöz de KTÜ ye gir. Iğgh. Boğaziçi de neymiş. Ama ben bu gidişle Boğaziçine girerim ancak, daha çok çalışmalı, KTÜ astronotluk ve uzay kaldırımı mühendisliği almalıyım.
  İşte yarın da ilk sınavımıza giricez, okul 3215. sınavdan gittiği için çok havalıyız. Neyse ben saçımı düğün saçı yaparım o bana uğur getirir.
  Hıhığm
  Evet
  Hıhığm
  Evewt
  Ay o kadar mutluyuum kii sonişimleee , içimden şarkı söylemek geliyorrrrr.
  Bir
  Bir.
  Biri
  Biri
 -lerine
  Bakağ
  r
  Bakar
  Bakar
  Dururm.

 Not: EcemAz grubuna süper gizli darbemizi 11.11.11 de vuruciğiz. Kimseye deme. Hıhıhğm. Sakın. Çok gizli darbe.
  Öptüm,
  Yıldız

 Not: Sonay çoh ileri görüşlü biri.
        Can Sonay.
       Cano Sonay.
      Canım Sonay.
  Bak Aleyna sen de yola gelmelisin bence. Nadide'nin (who has düz hair) 2. tercihisin bakkkk.


orjinal metinlerden alınmıştır, arada atlanan sayfalar da mevcut. öperim :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı