Ağaca tırmananlar

12 Kasım 2011 Cumartesi

mesafeler

 Küçükken de hep gökyüzünü izleyerek uyurdum. Aya, yıldızlara, bulutlara bakardım. Ay ışığının odama vurması, yıldızların bir yanıp bir sönmeleri ki bu bana hep onların hareket ettiğini düşündürürdü -ki hareket ettiklerine yemin edebilirim- bunlar beni büyüleyen çok basit şeylerdi.
 Her küçük kızın bir dileği vardır. Dilekten çok, körü körüne istediği bir şey. Bu belki bir bebektir ya da yavru bir köpek belki de bir at. Benimkiyse bir yıldızdı. Gökyüzünden bir tane yıldız almak istiyordum.
 Yatağıma yattığımda, öyle hemen uykuya dalmaz, karanlık odayı seyrederdim. Bu zamana kadar hiç perde-kapı kapalı uyuyamadım. Perdeyi sonuna kadar açar, dışarıdan vuran ışıkla mışıl mışıl uyurdum. Hala da öyleyim, sabah uyandığımda karşı binadaki komşuyu bazen balkonda görüyorum ve benim korkunç uyku halimi görüp görmediğini merak edip utanıyorum. Gerçekten, ben uyurken müthiş güzellikte görünen kızlardan değilim. Ağzım gözüm kaymış oluyor genelde, bir keresinde fotoğrafımı çektiler, ordan biliyorum.
  Neyse, dışaırdan gelen ışıkla aydınlanan odaya bakar, gökyüzünden odamın içine bir yıldızın süzüldüğünü hayal ederdim. Benim adım da yıldız, çok iyi arkadaş olurduk. Onu sürekli yanımda taşırdım. Okula giderken de önlüğümün cebine koyardım. Derslerde sıkılırsam, bakardım. Kimseye göstermezdim. Yukarıda çok yıldız var onlar da bi tane alsın bananeee bu benim yıldızıım.
  Ama yıldızlar aslında çok büyükmüş diye duydum ve dilekleri de yerine getiriyorlarmış. İsterse büyük olsun, küçülmesini dilerdim ve küçülürdü. Akşam olunca isterse tekrar büyüyebilirdi.
  Yattığımda onu havaya bırakırdım. Yıldızlar havada asılı kalıyor olmalı. Ona bakarak uyurdum ben de. Korkmazdım karanlıktan.
  Yıldızlar göz kıpabildiğine göre...bence şarkı da söylerler. Benimkisi ikisini aynı anda yapardı. Geldiği yerlerle ilgili masallar anlatırdı bana. Sonra ben üstüne binerdim, birlikte giderdik. Diğer yıldız arkadaşlarıyla tanıştırırdı. Onlarla da çok iyi anlaşırdım, çünkü hepimizin adı Yıldız!
 
  Bir de Ay vardı tabii. Ahh Ay. Şu an gökyüzünün tepesinde. Çok dikkatli bakarsan, üstündeki gri noktaları görebilirsin. Merak ediyorum, eğer Dünya, Ay'dan daha büyük bir meteor çarpma tehlikesi ile karşı karşıya olsa, meteor Ay'a çarpsa, ay da dünyaya uçar mı acaba. Ne kadar büyüktür ki ay? Odama sığar mı?

  Ay'ın aslında Dünya'dan bir parça olduğunu düşünüyorum. Belki bir kaza olmuştur, Ay kopuvermiştir dünyadan. Belki cezadır bu onlara. Çok konuşmuşlardır Güneş Öğretmen ders anlatırken, o da kızmıştır. Bu yüzden de Ay, Güneş gidene kadar bekliyordur. Uzaktan bakıyordur Dünya'ya. Çok yaklaşırsa, denizler kızar. Çok uzaklaşırsa, dünya hastalanır. Bir kereliğine odama gelse olur ama değil mi?

  Ya da ben Ay'a gitsem. Uçabilseydim...bence Ay 5 dakkalık yol. Yıldızdan bunu da dileyebilirim. O kadar da uzak görünmüyor ya. Tamam 10 dakka olsun. Ama çok hızlı uçarsam 5 dakka. Sahi, kuşlar pencere pervazlarına konup elektrik direklerinde oturacaklarına; aya gitsinler. Ay çok güzeldir bence. Pasparlaktır....bembeyazdır. Arkasında ne var ki ayın?
  Ama uzay gemisiyle 6 ay diyorlardı. 5 dakka o yea.

  Her gün günbatımında mutfak balkonuna koşar, güneşe ısrarrrrlaaaaa bakardım. Gözlerim pişerdi,ölürdü ama ben bakardım. Fanta kapağına benziyor batan güneş. Hiç farkettiniz mi? Neler düşünmüşüm çocuk aklımla ya. Fanta kapağı falan. Güneş'e de alerjim vardır halbuki. Ama şimdi bile ne zaman güneş vursa, ben kaşlarımı çatsam, kendimi zorlayıp gülümserim ve güneşe bakarım. Güneşe kaş mı çatılırmış. Bikeresinde tutulmuştu güneş, çok üşümüştüm. 5. sınıftı.

 Sonra ne zaman kış olsa, odamdaki kaloriferin üstünde oturur, pencereden evlere bakardım. Tabii o zamanlar bütün evler tek katlıydı boztepede. Ve ciddi ciddi şimdi pencereden çıksam, bu çatıların üstünden zıplaya zıplaya meydana 5 dakkada giderim diye düşünüyordum. Bunu hala düşünüyorum. Hop o çatıdan, bu çatıya etti sana 5 dakka. Bilemedin 6. Uçulan kaçılan çin filmlerindeki gibi havada süzülürdüm.

  Küçükken mesafeler hiç uzun değildi. Onlar da küçüktü. Ben büyüdükçe, büyüdü mesafeler. Benim boyum uzadı, mesafeler de uzadı. Hele bazı insanlarla aramda Ay'dan, Meydan'dan daha fazla mesafe var.
  Keşke kısa boylu olsaydım da, sevdiğim insanlarla aramda uzaylar olmasaydı.

1 yorum:

  1. çok keyifli bir yazı olmuş. tam bir ben çocukken yazısı.

    bugün ben de benzer düşüncelere daldım. sırf bu sebepten güzel günler geçti artık sanırım diye de düşündüm.

    eline sağlık.

    YanıtlaSil

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı