Ağaca tırmananlar

5 Şubat 2012 Pazar

meliha ablanın düğünü


  Düğünlerden NEFRET ederim. Bıırak kendi akrabamın düğününe gitmeyi elimde olsa kendi düğünüme bilem gitmem belki de, o derece. Gitsem de oynamam heralde, o şekilde! (Ama kuzenlerim buraya tü tü tüleyerek bakmasın, sizin düğününüzde en çok ben göbek atacağım. Büyüdükçe geçer zaten belki. Hem sizin düğünler de yakındır   hıhığm ^^ hasdlasjhgjh) 

Soldan sağa Ramazan, Aziz, Gül, Ben


   Hayır yani dünya evine girerken, bir yığın teyzeyi kapalı bir ortama yığıp sonra onları tepişen gergedanlar gibi oynatmanın mantığı ne? Sonra etraf ter kokuyor, yanık çorap kokuyor ne kada iğrenç. O ortam boğucu, millet fosur fosur sigara içiyor....düğün yapacaksan KIR DÜĞÜNÜ yapacaksın. KIRDA OLACAK DÜĞÜN. Benim düğünüm çayır çimenin üstünde olacak arkadaş, ben giymeyeceğim ayakkabı, yalınayak yürüyeceğim çimlerin üstünde, kolbastı oynayacağım -çok oynarım ya- ohhh ne güzel. Aynen bu şekil.


Bugün dershaneden çıktık, ne yapsak ne yapsak "DÜĞÜNE GİDELİM LA" diye bir fikir atıldı ortaya. Neden böyle bir şey yapmayı düşündüğümüzü sormayın, sorgulamayın hıhığm hııhğm. Neyse bir-iki düğün salonuna gittik, yok düğün. En son bir yere daha gittik, baktık kapının önünde bir yığın kalabalık, içeride herkes oturmuş, gülerek hemen sızdık kapıdan, boş bir masaya oturduk.
   Tabi aç ben hemen önüme kuru pasta tabaklarını çekip yemeye başladım, hatta garsona gidip "içecek getirir misiniz şu masaya artık yea." dedim. Bütün kurupastaları tek başıma yedim neredeyse, hayvan ben, aç ben.
 
  Şimdi diyoruz ki ya düğün sahibi gelip "Siz kimsiniz arkadaşım?" derse? O zaman nolacak? Ne diyeceğiz? Birkaç makul bahane uydurduk da geldik heralde.
  "Efendim biz gelinin sınıf arkadaşlarıyız."
  "Teyzecim biz gelinin gayrimeşru çocuklarıyız."
  "Ablacım biz ikimiz gelinin eltisinin komşusu Meliha ablanın kızlarıyız, bunlar da arkadaşlarımız."
  "Biz damadın amcaoğullarıyız."
  "Meliha Abla'ya bakmaya geldik biz."
  Meliha diye de biri yok, yani gelinin adı Meliha olabilirdi diye uydurduk ama Aynur çıktı, olsun.

  Gelinle damat sonunda gelip masaya oturdular; bizi görmeniz lazım. Sanki aramızdan biri evleniyor, sanki biz evleniyoruz. Biz evlensek bu kadar mutlu olmayız :D Islık çalıyoruz, alkışlıyoruz, tezahurat yapıyoruz, hatta Aleyna'nın gözleri doldu. Evlenen bizim kızımız, bizim oğlumuz!
Bütün resimler daha yüklenmediği için bunu atıyorum.
Yoksa dershanede çekildi bu.
  Karı-koca ilan edildikten sonra çift ilk danslarını yapmak için piste çıktı. Sude "Dans edelim biz de!" dedi, dedi ama sınıfımızın tek erkeği Aziz hacımız utandığı "Ben dans etmem şşşt alo." dediği için dershanedeki sınıfımızın erkeklerinden biri olan Ramazan Sude'yi dansa kaldırdı.
  Biz de hemen videoya almak için koştuk, bunlar dans ederken ben gelinin yanına koşup HAYIRLI OLSUNNNNNN diye bağırdım, kadın bana garip baktı, başını salladı. Herhalde çıkarmaya çalıştı bir yerden, çıkaramayınca "kocamın ailesinden biridir amaaan baane." deyip güldü. :D
  O ara Sude&Ramazan'ın dansına kaaaahkahalarla gülerken birden slow şarkı klasik, düğünde göbek atmalık şarkıya döndü. Doluştuk piste, Allaaaaaaaaah! Emin olun, düğün kasedinin yarısında biz varız kjdhasdjdgasashdhasdg :D Geline doğru oynuyoruz, kendi aramızda oynuyoruz, hayır yani 7 kişi, pisti doldurduk, bir kurtlarımızı döktük anlatamam. Ben o kadar eğleniyordum ki, gülmekten ağzım yamulmuştu artık. Hatta bir fotoğrafım var, göreceksiniz.

  Dans ederken düşündüm de....acaba dedim, böyle organize bir ekip mi olsak? Hani şu her maça gidip her takıma tezahurat eden bir taraftar grubu var, onun gibi. E yıl olmuş 2012; artık kimse düğünlerde piste çıkıp oynamak istemiyor, banal geliyor bu. Bizim görevimiz piste doluşup düğün bitene kadar oynamak, oynatmak. Çok pis de para alırız bence. Hatta yüzyılın mesleği bak çok para var bu işte. Ayrıca fazla kilolar erir incecik oluruz. Her gün gidip düğünde oynadığınızı düşünsenize.... Ahahhahaa :D

   Daha sonra kolbastı başladı, bilmediğimiz için yerlerimize oturup fotoğraf çekildik. Sonra ben bir iki oynama girişiminde bulundum ama eğer "ayağına çomak girmiş inek tepinmesi" adlı bir dans olsaydı, o anki dansımla ben onu çok güzel oynamış olurdum. Benim yaptığım oydu işte.
   Bir yığın fotoğraf çekildik. Ki koyacağım onları, merak etmeyin. İnşallah olur da videomuzu da koyarım. İzleyip yarılmalık çünkü. Hatta youtube'a koyup "gülmek garanti beyenmezsen beyenmedim tuşuna bas dostum." yazacağım. Milyon dolarlar kazanırım ben o videoyu koyarsam :D

   Sonra horon müziği çalmaya başladı, hobaaaaaaaa! Aramızda horon bilen yok, daldık piste. Zaten trabzon insanının kanında var, 5 dakikada öğrenip ustası olma kapasitesi hepimizin genlerinde! Biz de iki milletin ayağına baktık, sonra hiçççç bilmeyen ben; bir bakmışım teteeeey şeklinde zıplayarak kolları sallayarak oynuyorum. Sonunda terden bayılınca yerimize dönüp içeceklerimizi içtik. Sonra ben daha yiyecek bir şey bulamayınca da kalkıp eve geldik.

   Herkes bunu yapmalı ha. Öyle bir deşarj oluyor ki insan, bu bana bir yıl yeter heralde, bir yıl somurtmam. Bence kendi düğünümde bu kadar oynamam ben, o derece oynadım. Allahım çok güzeldi. :D

Not: Düğün kasedini izleyen sülale arasında büyük ihtimalle şöyle bir konuşma olacak?

 "Gız Aynur ha onlar kimdur?"
 "Bilmiyorum ki Anne. Senin taraftan mı kocacım?"
 "Yoo, bilmiyorum, büyük ihtimalle...Anne sen biliyor musun?"
 "Gız Fadime bana geldi ki Emine'nin yeğenidir şu."
 "Heee....evet o kız. Neydi onun adı?"
 "Aslı."
 "Ha Aslidır o. Uu ne kada güzelleşmiş görmeyeli, ne kada serpilmiş, Emine'yi arasak da sorsak bir sevgilisu var midur."
 "Uy daa kime yapacağsun kizu?"
 "Ula bizim köyde Köksal varidur. Epeyidir kiz arar. Ona yaparuz hayırlısıyla. Emine'nin yegenidir, hastır, emine gibidir da! Gız halaya çeker!"
 "Heee du ben bir arayayım."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı