Ağaca tırmananlar

19 Nisan 2012 Perşembe

orda hemen bi yazıp yönettik

  Şok Şok Şok! Yıldız Aşar arkadaşlarıyla İstanbul'un en gözde mekanlarından biri olan Alora'dan çıkarken görüntülendi!
  Kainat güzeli ve de Alora'nın sahibi olan Osmanlı Sude Semiramis S. Sakarya Cihanoğlu International Bekar Suiçmez ile liseden arkadaş olduklarını söyleyen Yıldız Hanım, " Biz 7 kişiydik şimdi 77 milyonuz!" dedi.
  Sabahları yazar akşamları şarkıcı -ki şarkıcı olmaya müzik kulübünden disipline verildiğinde karar vermişti.- olduğunu bildiğimiz çok yönlü Yıldız Hanım "Gelecek ay dünya turnesine çıkıyorum, ilk durağım Fransa'nın bir dağı. Oradan yuvarlanarak aşağı ineceğim!" diye de ekledi. 
 
  "Şu sıralar yeni bir kitap ya da albüm çıkarmadınız?" diye soruyoruz. Gülerek "Ben ilhamımı aşk yaşantımdan alıyorum, şu sıralar bir piçe rastlamadım." diyor. Hemen ardından eski aşklarına sövmeye başlayınca kameramızı korkuyla kapatıyoruz.

  Onlar pizzacıya doğru ilerlerken, biz de peşlerinden gidip, bu neşeli gruba lise hayatlarının nasıl olduğunu soruyoruz.
  Başbakan Nadide Hanım hemen anlatmaya başlıyor.
  "10 yıl önce bugün tarih sınavı olmuştuk. Aleyna gerrrizekalı kendini paralamıştı düşük alacağım diye, sonra 92 almıştı dagsdfasdfgsfasf ben de sabaha kadar nette takılıp 85 almıştım xgsdasgdfasgfdagsh."
  Aleyna Hanımsa -Oscar ödüllü yazıp/yönetmen ve Dünya Hafıza Şampiyonu- buna cevaben "Gerizekalı sus, çok yanlışım vardı ama!" diyor. Sonra "Ay kafam öne geldi, kameralar böyle çekmesin beni..." diyerek hiiiiii'leyip, hemen kafasını geri alıyor.

   Oradan Sonay Hanım -Sonaycılar İmparatorluğunun kralı ve Pepee'nin seslendirme sanatçısı,, sesi çok güzel ama çaktırmıyor ,,-  "Yaaaa Aleyna böyle bir tane patlatmak istiyorum sana , ger-rizekalı. 9 puanı bile gitmemişti 8 puanı gitmişti." diye kızarken birden kameralarımıza dönüp "Sonaycılar merhametli ve bağışlayıcıdır. Sonaycılar hoşgörülüdür. Sonaycı olun." diyor. Bu lafın üzerine orada hemen bir sonaycılar-aleynacılar kapışması başlıyor lakin gür bir ses araya girip diğer bütün sesleri bastırıyor.

   Kameralarımızı bütün dünya dillerini yalayıp yutmuş ve şu anda dünyada birinci, Türkiye'de ise en çok konuşulan ikinci dil azizche'yi icat etmiş Aziz Gürpınar'a çeviriyoruz. Bütün bu hanımların tek hacısı, koruyup gözeteni Aziz Bey, hararetle bir şey söylemeye başlıyor ama anlayamıyoruz. Tercümanımız -ki o da Aziz- Aziz Bey'in söylediklerini "Yeni bir dil üzerinde çalışıyorum tak tak!" olarak çeviriyor. O, "Azizche'yi yaparken Yangche Irmağı'nın eteğinde otururdum." diye eklerken, bizler bilmeyen okurlarımız için tekrar ediyoruz; Yangche Gök-Irmak demek. 

  Ardından hepsi birden poker face yapıyor ve biz de röportajımızı bitirmemiz gerektiğini hemencecik anlayıp oradan koşarak uzaklaşıyoruz. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı