Ağaca tırmananlar

30 Nisan 2012 Pazartesi

Son zamanlarda olanlar

  Her şey '23 Nisan tatillllll' bahanesiyle Boztepe'ye çıkmamızla başladı.
  Hayır.
  Her şey 23 Nisan'ın tatil olması bahanesiyle çıktığımız Boztepe'deki çay bahçesinde yer bulamayıp açlıktan geberir hale gelince benim evime gitmeye karar vermemizle başladı. Evet.

  Asıl amacımız gezmek, ikinci amacımız da kısa süre önce katıldığımız bir videoklip yarışması için çekim yapmaktı. (Yaptık ve çok süper oldu ve de internette var ama size atmayacağım linki haha-haha-haha-haha) Güzel Boztepe'de manzarayı arkamıza alıp çekimler yaptık, TRABZON yazısında apaçi pozlar verdik, güldük eğlendik, sonra çay bahçesinde yer bulamayınca bizim evin yolunu tuttuk.
  Apartmana girdik, asansöre nasıl bineceğimizi konuşuyoruz; önce bir "2 tur binelim 4'er 4'er." denildi, sonra bir baktım 8 kişi doluşmuşuz içeri.
  O asansörde o kadar çok korkunç anım oldu ki, sırf bu anıları anlatmak için apayrı bir blog açmam gerekir belki de. Ya da o anıları bir senaryo yapıp, japon bir firmayla anlaşıp, "The Asansör" adı altında  ikinci sınıf bir japon korku filmi çekebilirim. O film tutar, japon oscarını da alır.
  İşte bunlara dayanarak dedim ki "3 kişi insin bak kalırız."
  "Ya nolacak bir şey olmazzz."
  "Hepimiz 360 kilo muyuz sanki?" (Yemin ediyorum hesapladım. Hepimiz 50 kilo olsak, 8x50=400 kilo eder. Ki 50 kilo da değiliz 400+100= YARIM TON. )
  "Aha işte sığdık nolacak."
  Neyse böyle bindikkkkk, asansör 6ya geldiiii:..............................................tık yok. İç kapı açılmıyor. Dış kapı açılmıyor. Asansörde bir hareket yok. Kaldık. Aha da sıçtık.

  Gider Fear Factor'de koyun kuzu beyni, hamamböceği kavurması yerim; asansörde kalamam. HAYIRRRR.. KALAMAMMMMM...
  Asansörde kalmak korkum değil. Benim korkum havasız kalmak. :D Tek başıma kalsam asansörde -ki çok kaldım-, derim "Ya bu oksijen beni yarım saat götürür, o zamana kadar da çıkarırlar beni ehehee." Ama 8 kişiyle olunca "Ulan 5 dakika sonra biter ya la bu oksijen?" dedim. Daha doğrusu, beynimdeki tüm nöronlar "OKSİJEN BİTECEKKKKK HEPİMİZ ÖLECEĞİZZZZZ" diyerek hemşin oynamaya başladı.
  Hal böyle olunca ben de direkttttttttttt başladım ağlamaya! "Aha da kaldık asansörde hığpğaaaaaaaa" diyerekten. Çığlık atıyorum, cırlıyorum, kendimi paralıyorum; görmeniz lazım.
  Diğerleri de böyle beni izliyor; Nadide dedi ki "Bacım telefon çekiyor anneni ara da gelsin." Sonra aradı annemi, ama ben susmuyorum ağlıyorum, bağırıyorum, "Kaldık işte GERİZEKALILAR kaldıkkkkkk!!!!" diyorum. Sonra "HEPİMİZ BURaDA ÖLECEĞİZ NEFES ALAMAYACAĞIZ OKSİNEJİNİMZ BİTECEKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKK!" diye çığlığı bastım.
  Ve diğerleri de dırkşın diye paniğe başladı.
 
  Yanımda Ramazan düştü bayıldı. Gerizekalı. :D "Ben bayılırım böyle durumlarda bak..." dedi, tabi ben orda kendi canımın derdinde takmadım onu, sonra kafamı bir çevirdim, bayılmış. Ama nereye bayılmış ki? 1 metrekarelik minnacık alan, kimse kıpırdayamıyor, Ramazan bayıldı ama bayılacak yer yok yani havada asılı kaldı. Daha doğrusu Aziz ile benim ayağımın üstüne bayıldı.
  Aziz Ramazan'ı öyle görünce paniğe kapıldı- ayıltmaya çalışıyor, Aleyna başladı ağlamaya, onu susturamayan Seher de aynı şekilde başladı, Sude gülüyor, Sonay duruyor....sonra bir baktım Nadide Ayetel Kürsi okuyor :D Sonra Aleyna bir çığlık attı "OKUYAMIYORUM UNUTTUM DUALARIIIII" diye, Sude hala gülüyor, Sonayın çıtı çıkmıyor, Ramazan gerizekalı hala yerde, Aziz Ramazan'ın ağzına kolonyalı mendil sokuşturuyor, Seher Nadide'nin yanaklarını sıkıyor stresten, ben hala "OKSİJENNNNNNNN" diye çığırıyorum.....
   Sonra bir ara arkamı bir döndüm, asansörün camları buğu olmuş, yine dedim "AHA DA OKSİJENİMİZ BİTİYORRRRR HEPİMİZ BURDA ÖLECEĞİZZZZZZZZ BAKIN CAMLAR BUĞU OLMUŞ EN FAZLA ÜÇ DAKİKAMIZ KALMIŞTIR HEPİMİZ ÖLECEĞİZ ÇIKARAMAYACAKLAR BİZİ BURDAN HAAAAAAAAAAAAAA. "
   Annemle Babam dışarıda, kapıcı kapıyı açmaya çalışıyor; ben hala OKSİJENNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN BİTECEK ÇIKARSANIZA BİZİ BURADAN YAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA diye çığlık atıyorum. Annem diyor "Yavrum bi sussssss!" Babam diyor "Yıldız susss açacağızzzzz." yok! Hepimiz, daha doğrusu ben, çığlık çığlık çığlık, ölüyoru-m.

  Yalnız bunun bir yardımı olmuyormuş. Böyle bağırmamak lazımmış. Hatta aslında ötekiler korkmamışlar, ben öyle bağırınca korkmuşlar.-Ramazan da ondan mı bayılmış, neyse işte.
   Biz halaaaaa asansördeyiz, halaaaa çıkaramıyorlar bizi, ben artık bağırmayı da bıraktım, 1.85 boyundaki cüsseli  Ramazan'ın altından ayağımı kurtarmaya çalışıyorum. İçimden "Bak Yıldız, Ramazan öldü. Artık kendini ve grubun geri kalanını kurtarmaya çalış. Oksijen bitse nefesini bir dakika tutabilirsin belki, O bir dakikada da adrenalinle asansörün kapısındaki camı kırıp ağzını oraya dayayabilirsin hıhığm. Evet. Tamam." diyorum. Ölmeyeceğimize ikna oldum en sonunda. Hatta Ramazan ölmüşse 1 dakika daha nefesimiz olur mu hesapları yapıyorum. :D

  En sonunda kapı açıldı, çıktık, -daha doğrusu ben dışarı atladım diğerleri kaldı içeride. :D :D
  Ramazan gerizekalı hala baygın, ayı gibi de çocuk yani -AFEDERSİN RAMAZAN- kimse taşıyamıyor! Babam zarrrr zorrrr çekti çıkardı, ben de ayaklarından tutmaya çalışıyorum ama, birini tutuyorum öteki düşüyor, ötekini alıyorum diğeri düşüyor, bir de ağır, taşıyamadım. :D
  Sonra ayıldı, lahmacun-köfte yedik, sonra işte....öyle.
  Günün sonunda dedim ki "Oh. Neyse ki sakin kalmayı başardım. En sakin de bendim ha. " Diğerlerinin bir bakışı vardı, görmeniz lazım. :D Sude dedi ki "ORADA OKSİJENİMİZ BİTECEK DİYE CIRLADIN YILDIZ." Yooo. Hiç de öyle bir şey demedim ben. Hatırlamıyorum. :D :D
  Asansörde, dediklerine göre , en fazla 5-10 dakika kalmışız. Ama bana yarım saat gibi geldi yemin ediyorum. Lanet olsun ne kadar korkunçtu. :D





  Geçen gün de yine bu videoklip işi için çıkış zilinden sonra biraz daha okulda kaldık. Okul dediğim, okulun dışındaki kendi küçük binamızda. Hani sınıfımız küçük bir binada bizim. Hah. Neyse işte işimiz bitti çantaları aldık, çıkacağız; Aleyna dedi ki:
  "Ya bir de kapıyı kitlemişler arkamızdan düşünsenize eheheheheh."
  Sonra kapının kolunu tuttu, indirdi, kaldırdı, indirdi, indirdi kaldırdı, ittirdi çektirdi ve sonunda büyük bir panikle dönüp "KİTLİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ" diye cırladı.

  Yemin ediyorum, çıtım çıkmadı. Çünkü camlar var, oksijen 50 yıl yeter. Hiç mühim değil, sonuçta o kapı yarın tekrar açılacak. Bir kitapta insanın açlık durumunda kıyafetlerini yiyebileceğiniz okumuştum, yanımızda sularımız var, bir kova var, bütün ihtiyaç problemleri çözülüyor yani. Oh mis. :D Hepimiz kahkahalar eşliğinde kapıya baktık, sonra camları açıp "İMDATTTTTTT ŞŞŞŞTTTT FENLERRR FENLERRRRR KAPALI KALDIK BURADAAAAAAAA İMDATTTTTTTT BİZİ UNUTTUNUZ HEYYYYY!" diye bağırmaya başladık. Sınıfımızın karşısında da erkekler tuvaletinin camları var, oradan erkekleri gördük, "ŞŞTTTT ERKEKLERRRRRRRRRR!" diye cırladık. Sonra biri duydu da açtırdı kapıyı. :D


   Sanırım üstümüzde videoklip laneti vardı çünkü kayıtları bitirip Aziz'e montaj için verdiğimiz akşam, Türkiye'nin yarısında birden elektrikler kesildi. İş ertesi güne kaldı, bu sefer de büyük çaplı bir internet kesintisi oldu. :D

  Neyse işte tüm bu zorluklara rağmen, yarışmaya yolladık videomuzu. Haha-Haha çok cüzel oldu haha.

1 yorum:

  1. Bloğunuzdaki makaleler bizlerer çok faydalı oldu sorularımıza gereken cevapları buluduk, Dell Yedek Parça olarak sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.

    YanıtlaSil

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı