Ağaca tırmananlar

28 Mayıs 2012 Pazartesi

güzel haftalar

Katıldığımız yarışmada 1. olduk huhuuuuuu!

Tamam, şimdilik çok fazla detaya giremem fakat gerçekten 15643215456156. kez olacak olsa da anlatmak istiyorum.

Şimdi San Marino'nun 2012 esc temsilcisi Valentina, kendi şarkısına klip çekme yarışması düzenliyordu; biz de katıldık. Dünya çapında bir yarışmaydı ve herrrrrrr yerrrrrrdennnnn katılım vardı. Birinciye 2 kişilik 2 haftalık Almanya tatili veriyorlardı, diğer 9 kişiye para. İşte biz katıldık, zaten birinci olmayız haha haha haha diyoruz, 36 tane klip var haha haha haha diyoruz, parayı alalım burger king masraflarımızı karşılayalım yeter haha haha diyoruz;;; sonuçlar bir açıklandı TRABZON-TÜRKİYE BİRİNCİ. DIRŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞ. Sonra adamlar demesin mi ödülü değiştik HEPİNİZ GELİYORSUNUZ. DIRŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞ.

Aslında yarışma çok dandik. Adamlar oturdukları yerden başlatmışlar öylesine. Yani mesela bugün ben de desem alın klip çekin, kazanan 2 hafta bizim evde kalacak; bununla dandikçe eşdeğer olur. Ama etrafımızdan çok olumlu tepkiler alıyoruz, yaptığımız iş bir "başarı" hem de "büyük bir başarı" olarak görülüyor ve bize "Dünya Birincileri" diye sesleniyorlar. Çok mutluyuz, şaşkınız.

Birinciliğimizin açıklanmasıyla hayatım boyunca asla unutmayacağım, torunlarıma anlatacağım şeyler yaşadım. Özellikle o haftam bir garip, ilginç geçti. Sınıfça ünlü olmak çok enteresan, mükkkkemmel bir duygu. Ünlü müyüz? Hıhığğmmmm. İşte bu birinci hafta: birincilik haftası idi :D


Geçen akşam Eurovision vardı, bilirsiniz. Valla ailelerimizden nasıl izin aldık da başardık bilmiyorum ama....HEPİMİZ SUDELER'DE TOPLANIP İZLEDİKKK!

Akşam 8 gibi geldik, yemekti-internetti-sohbetti derken Eurovision başladı. Bütün şarkıları ezbere bildiğimiz, hepsiyle ayrı bir anımız olduğu için (Bosna-Hersek hariç. Onun finale çıkması çok büyük bir şikeydi.) hepsinde aşşırı ve ayrı bir eğlendik. Bazılarında kalktık zıpladık, bazılarında televizyonla fotoğraf çekildik, bazılarında tezahurat yaptık...anlayacağınız Bakü'de izlemiş kadar olduk. İnşallah bir gün hepimiz bu güzel yarışmayı yerinde izleyip, ünlüleriyle tanışacağız. Bu sefer ailelerimizden nasıl izin alacağız peki? Kısmet. :D

Öyyyle hızlı geçti ki yarışma, şoka girdik. Bütün bir yılın heyecanı 10 dakikada bitti sanki. Şimdi bir yıl daha bekleyeceğimize inanamıyorum. Çok ilginç ya. Daha 3 gün öncesine kadar kimin kazanacağıyla ilgili tek bir bilgim yoktu, ama şu an biliyorum. Bilmediğin bir şeyi sonradan bilince bilmediğin zamanı hatırlamaya çalışmak enteresan bir şey. Kısaca; bilmek enteresan. Çarşamba felsefe sınavı var.

Sonra ne yaptık hiç bilmiyorum ama bir baktım saat sabah 4 olmuş. O ara biz ne yaptık? Omegle'da video ile konuştuk...Sonay'ın arkadaşı Matheus'a kamera açtık...Sonra ben benim arkadaşım Matt'e kamera açtım ki şoka girdim. Çocuk meğersem ne kadar yakışıklıymış, kötü resimleri tamamen kolpaymış. Ben onun yakışıklı olma şokunu yaşarken o da benim resimdekilerden çirkin olma şokumu yaşadı bence. Lanet olsun klavyeye dondurma damlattım. Neyse buralar kısmet.

Saat oldu sabah 5, biz meydana çıktık. Tanjant yollarında yürüdük çünkü BOMBOŞTU. Tek bir insan, tek bir araba yoktu. Hava apaçık, tertemizdi. Uzunsokağın gürültüsünün yerinde yeller esiyordu. Kovboy filmlerindeki tozbulutlarından uçuyordu. Meydan parkının bütün bankları boştu. Trabzon meğersem çok güzel bir yermiş, çirkin olan insanlarmış. Bundan sonra hep sabahları buluşalım.


Yani sabah 10'da kalktım, bir daha ertesi gün saat öğlen 2'de uyuyabildim. Nereden baksanız 1 gün uyumamışım, bana helal olsun. Ama hayatımın en muhteşem günlerinden biriydi, aynen üstteki gibi.

Daha doğrusu, önceki hafta bizim birinciliğimizin haftasıydı, o hafta da ikinci hafta: eurovision haftası oldu. Şimdi içinde olduğumuz hafta iseeeeee çok güzel bir şey ile başladı: BENİM İKİNCİ BİR KİTAP BİTİRMEMLE! HUHU! HUHU!

Bugün Sonay'ın doğumgünü! Ben de yılın başından beri ona bir kitap yazıyordum, bugün teslim ettim. 50 A4 sayfası ya.......... Ama yine de aslında bitmemişti. Yetiştiremediğim için olay örgüsünü birden kesip sonlandırdım. Çok komik oldu. :D Belki seneye o kitabın devamını yazarım, belki de yeni bir kitaba başlarım. Ama benim için 2. kitap öyle güzel bir his ki....birinin kitabınızı okuması ve "ÇOK GÜZEL." demesi....ÇOK GÜZEL.

Yine de şöyle bir şey var. Birinciyi ilk getirdiğimde ve sınıfça okumaya başladığımızda içimden "aslında o kadar da güzel olmadı." düşüncesi geçiyordu. Bu sefer de aynı şeyi yaşadım. İnsan kendi yazdığı şeyi beğenmiyor. Sanırım bu iyi bir şey. Sizi başka kitaplar, daha güzel kitaplar yazmak için dürtükleyip duruyor.

Bu hafta kitap haftası, gelecek hafta da karne haftası olacak. Epeydir kötü haftalar geçiriyorum, bunlar ilaç gibi geldi. Ve bu kadar yorulmanın üstüne hakettik diye düşünüyorum. Ama bizi çok daha güzel 12 hafta bekliyor. Yaşasın yaz! Yaşasın yaz!







Lan. 3 ay deyince daha uzun gibi gelmişti, 12 hafta kısa......
KOLPAAAAAAAAAA.


-eurovision yorumları ilerleyen günlerde gelecek.


Ulan bu hafta aslında sınav haftası değil mi?
Yarın da coğrafya sınavı var....
KOLPAAAAAAAAA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı