Ağaca tırmananlar

12 Aralık 2012 Çarşamba

12.12.12

    Evimin kapısının önünde oturmuş, sensörlü ışığı ayağımı havaya kaldırarak yakmaya çalışırken birden durup "Lan..." dedim. "....bugün 12.12.12....yani bir daha 100 yıl sonra gelecek bu tarih..."
    Sonra halime baktım; sabah beden dersi için getirdiğim kıyafetleri merdivene sermiş üstünde oturuyorum (ki annem görse gebertirdi muhtemelen), yanımda çantam açık duruyor (ki annem pis yere alana kadar canını çıkardığım çantayı koyduğumu görse yine gebertirdi büyük ihtimalle), önümde kocaman bir keman kutusu, elimde bir matematik soru bankası ve soruları görebilmek için 10 saniyede bir sönen sensörlü ışığı ayağımla harekete geçirmeye çalışıyorum.
 
   Bir yardım arayışı içinde etrafıma baktım, arkamda; yukarı çıkan basamakların sonundaki yangın merdivenin kapısından günışığının sızdığını görüp kitabımı da alarak oraya geçtim.

   Anlayacağınız bugün okuldan son saat sınavımız olduğu için epey erken çıkmıştık, bilgisayarda güzel güzel diziler izlerim diye mutlulukla koşarak eve gelmiştim ve anahtarımın olmadığını anlayıp kapıda kalakalmıştım. Kardeşim 5te gelecekti, saat daha 4 bile olmamıştı. Yani 1buçuk saat kapıda oturacaktım, kaçarı göçeri yoktu....tabii eğer benden de anahtar taşıma özürlü kardeşimde anahtar varsa....

    Üste çıkıp diğer kata çıkan merdivenin ilk basamağına tişörtü ve eşortmanı serdim, üzerine oturdum, üşüyen bacaklarıma hırkayı serdim, önüme kitabımı aldım ve başladım güzelce matematik soruları çözmeye. Bir 5 dakika oldu olmadı, altta, bizim karşı komşunun kapısı açıldı.

  "E kimse yok burda?!" dedi taşınalı daha bir ay olmuş tanımadığım kadın.

   Yaaaaaaaa! Işığı sürekli açıp kapamamdan sanırım dikkatlerini çekmiştim! Biri var sanmıştılar!

  "Aa baksana çanta manta açık duruyor orda onlar ne öyle?"

  GERİZEKALI KAFAM! Çantayı içi dışarı dökük vaziyette merdivene bırakıvermiştim!

    Kadın bizim kapıya geldi, zili çaldı ve beklemeye başladı. Ben de hemen yukarıdan sessizce izliyordum. Başta "burdayım" falan diyecektim ama baktım ki beni görmedi, ses etmek istemedim açıkçası. Hiç ses çıkarmadan bekledim.

   Kadın "Yok evde kimse.." dedi ve dönüp kapısını kapattı.
   Kadının bir süre delikten bakma ihtimalini göz önünde bulundurarak 2 dakika bekledim, sonra tin tin basamakları atlayıp çantamı kaptım ve yanıma koydum.

   5 dakika sonra yine kapı açıldı. Bu sefer kadın ve kocası çıktılar. Kadın fısıldayarak "Aaa bak çanta vardı şurda almışlar çantayı..." dedi.

   SALAK KAFAM! BU SEFER DE ÇANTAYI ALIP KEMANI BIRAKMIŞTIM!

   Kadın kendini resmen bir Agathe Christie romanının içinde hissediyor olmalıydı. Bi bakıyorsun kapının önünde sürekli ışığı yakan biri var, sonra bir bakıyorsun kimse yok çanta var, sonra yine bir bakıyorsun çanta da yok adam da yok. AYOL HIRSIZ MIDIR NEDİR CIK CIK CIK ALLAH KORUSUN?!
   Bir-iki olay yeri inceleme yaptı, birkaç cıkcıkladı -yine de beni görmedi- sonra da asansöre binip gitti. Ben de rahatladım.

   Gerçekten saat algılama gibi bir yeteneğim olduğu için -hiç saat takamadığımdan kaynaklanıyor. havanın durumuna, bulutluluk, denizellik, güneşin konumu, rüzgarın geliş yönü gibi etkenlere bakarak saati tahmin edebiliyorum artık jhdkj- büyük ihtimalle saat 16:35 olmuşken ben artık inanılmaz derecede tuvaleti gelmiş, taşta oturmaktan karnına ağrılar girmiş vaziyette olduğum yerde kıvranıyordum. Güneş de neredeyse tamamen battığı için önümdeki soruları göremez olmuştum ve beni oyalayacak hiçbir şey yoktu. Ben de kitabı kapatıp kafamı önüme koydum ve karanlıkta huzurla beklemeye başladım.

    "Millet evleniyor lan şimdi..." dedim kendi kendime. "OHA LAN BUGÜN LONDRA'DA HOBBİT FİLMİNE GALA YAPIYORLAR. Ulan Yıldız güya da gidecektin hayallerini kuruyordun...şimdi oyuncu yarin Elijah galada gülücükler atıyor zilli kızlara, sen de büyük ihtimalle ishal oldun tebrik ederim." Gerçekten kolpa bir hayatım vardı. Boşuna kolpalık tacım ve kolpaland'im yoktu.

   Sonrasında bir çift beni gördü, kime baktınız vs dedi oraları atlıyorum. Sonra kardeşim geldi, eve geçtik şimdi burdayım işte. 2012 yılının 12nci ayının 12nci günü işte böyle geçti. BURAYA BİR ALKIŞ.



   Bunun haricinde şu sıralar yıllık yazılarıyla boğuşuyorum. Gerçekten yazarlık yeteneğimin faydasını gördüm, çatur çutur yazıyorum mehehehe alnımın akıyla çıkıyorum. Valla  haa nasıl başlarsam başlayayım süper gidiyor, müthiş bitiyor. Bu konuda okulda en az sıkıntı çeken insan benim herhalde ama yine de çok sinir stres iş. Herkes YGS kaygısını bıraktı, yıllığı bitirme derdinde. Ben de şu zamana kadar çok güzel yazılar aldım, arkadaşlıklar ve anılar tazeledim, her yazıyı gözlerim dolarak okudum, güzel geçiyor yani.

   100 yıl sonra hala burada olursam, yine kapıda kalırsam ve hala 49 takipçim olursa yine bu konulu bir blog yazacağım söz veriyorum. :D

   Çok yorgunum, gözlerim kapanıyor, hepinizi öpüyorum. :-*

4 yorum:

  1. bacım yaaa çok güzel olmuş :D anonim yotum yapabilmeyi keşfettim de ehemehem :D

    YanıtlaSil
  2. yıldızzzz artık 50 takipçin var :D

    YanıtlaSil
  3. Ilk yorum nadide senin ikinci sude sen misin hsjajsjddksja :D
    lan ben de anonim olabiliyorumsjjwjdkaffkajs

    YanıtlaSil
  4. Ecren senmissin :D tesekkur ederim oley sonunda 50 oldu ahah

    YanıtlaSil

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı