Ağaca tırmananlar

25 Ocak 2013 Cuma

karnesi beş olan çocuğun yine de ailesine yaranamaması durumu

   Okula başladığım daha ilk gün, beni almaya gelen anneme "Anne ben burada yaşayacağım, sen git, bye." dememden, hatta ikinci aşamada ağlamamdan ve final aşamasında annemin beni okuldan ayaklarımdan tutup sürükleyerek çıkarmaya çalışmasından; bütün ailem, ileride muhteşem derecede parlak bir eğitim hayatım olacağını öngörmüştü. Ve gerçekten de öyle oldu. Ben her zaman çalışmayı seven, karnesi hep 5 olan ve bunu sonuna kadar kullanan, başarılı, ailenin en iyisi ve bunu her an kuzenlerine "ben takdir aldım ttlm" diye çemkirerek göstermekten çekinmeyen, bilmiş, kardeşe "Bak ablana bak da örnek al..." diye işaret edilen kız oldum. Evvet.... yani bugün yine karnemin hepsi beş bitches.

   Ama, şu an bakıyorum da....takdirname çantamda buruşturulmuş bir halde duruyor ve büyük ihtimalle çantamı boşaltırken, içinde para kalmış market fişlerini ayıkladıktan sonra onu da fiş sanıp çöpe basacağım. Eyyy gidi Yıldız. Eskiden olsa onu ütüler, takdir koleksiyonunun yanına koyardın.. Ama bugün... bugün bence hiçbir anlamı yok o kağıt parçasının.. kağıt israfı, ağaç israfı, ekolojik sisteme zarar...sanki notumuzu e-okuldan görmedik.

 AAAAAAAAAHHHHH E-OKUL DEDİM DE AKLIMA NE GELDİ. E-OKUL FOTOĞRAFIM.............
:.....
:....
......
....

  Yeni gelenler belki bilmezler, bu fotoğraf öyle çirkin bir fotoğraf ki; bir dönem okulda benimle dalga geçmemiş tek bir insan kalmamıştı. Hatta sınıftaki fotoğraf tablosundan resmimi çalmaya çalışanlar oldu. Hatta ve hatta bir gün idareye öğrenci belgesi almaya gittiğimde, belgemi yazdıran idareci "Evet...sayfan açıldı...hımpfhfhg...bu ne...Höykykyöyky öööhöhöhöhömöömm...al kızım öğrenci belg..hımpppppppppfşfşfşfşş ş RAAHAHAHAHAHAHAHAHAH" şeklinde patlama yaşamıştı ve bu yüzden onu suçlamıyorum. KİMSEYİ SUÇLAYAMIYORUM. Çünkü berbat bir resim. Ben de ben olmasam ve bu resmi görsem bir saniye tereddüt etmezdim "O NE LA TRAVESTİ GİBİ LKSDHJSDKLSHKLFDJLGKHDL" derdim.

   Siz de okuyucularım olarak bence bu onuru hakediyorsunuz....zaten anlatmadığım bir sırrım kalmadı, ilerde çok pis şantajlara kurban gideceğim, utanacak bir şeyim kalmadı.....o yüzden size e-okul fotoğrafımı göstereceğim, evet.

   LAKİN DİKKAT: Uzun süre bakarsanız Kusma, Baş dönmesi, Halisünasyon görme, Kabus görme, Hipnotize olma, Uykusuzluk, Deride kaşıntı, Gözlerde sulanma hatta ileri derecedeki vakalarda Ölüme kadar giden yan etkileri olabilir. Yıldız Aşar'ın şahsı size bu uyarıyı yaptığından, hala bakmakta istekli şahsiyetlerde oluşabilecek bu rahatsızlıklardan kesinlikle sorumlu değildir.  Şimdi 1 dakika düşünmeniz için, buraya ciddiyet noktaları dizeceğim.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 GÜNAH BENDEN GİTTİ ARKADAŞ. AL.
   

  Evet.....İyice gül....Güldün mü? Tamam la az daha gül.... Tekrar bak.... Düşme sandalyeden lan hop dur?!!?? GÜL DEDİYSEK HÖYKÜR DEMEDİK BAK.
 
  Tamam. Şimdi asıl konumuza dönelim. Çünkü bu kısım hala sizi yazıya hazırlama kısmıydı, ana konuya gelemedik.

   EVET. Yıllarca çok başarılı oldum takdir üstüne takdir getirdim dereceler-üstün başarılar havada uçuştu ve....Ve farkettim ki, ben 12 yıldır çok büyük strateji hataları yapıyormuşum.


  Benim Orhan adlı bir erkek kardeşim var. Kendisi 6. sınıfa gidiyor ve bugün getirdiği karnesinde iki tane 2, 3 tane 3 4 tane 4....ne güzel denkleştirmiş ha....var. Ve babam ona dedi ki "Orhan 7. sınıfa geçtiğinde sana bir iPad alacağım." VAT DA FUCUK?

  Bu kadarla da sınırlı değil. Babam lafına "Liseye geçtiğinde de bir iPhone alacağım." diyerek devam etti.
  Ben de "HEY MAŞALLAH AL ALTINA BİR DE ARABA ÇEK ŞİMDİDEN 18İNE GELİNCE SÜRER, DURSUN ODASINDA." diye haykırdım orda.

  Ulan bu adam gidip bir heves samsung dokunmatik telefon alıp sonra da nasıl arama yapacağını anlayamadığı için telefonu bana vermeseydi, bugün ben hala kapaklı telefonumla noktalardan kuş yapıp altına da bir mani çakmak suretiyle bayram mesajı yollamaya çalışacaktım lan.
   Tamam şimdi babam bana bir şey almıyor demiyorum, adam alıyor, gitsem desem ki "Baba bana al bi tane ayfon." çok istiyorsam gerçekten gider alır yani ama burda olay babanın gönüllü olarak bunu sana demesi. Yani babam odama gelip "ASLAN KIZIM! Bak yarın senle bir alışverişe gidelim, önce şöyle kotondan-mangodan başlayalım. Sonra ayakkabı ve çantaya geçelim, en son da sana şöyle bir pro makina alayım, yanına bir de sadece video kaydetme işlevi gören son model bir cihaz alayım hani belki sana düzenleyeceğim dünya turnesinde yolda çekim yapmak istersin, sonra iPhonedan girelim, 4-4s-5 her çeşidinden alalım. Sonra iki macbook atarız sonra yeni mini cooperınla eve gelip günü noktalarız." demiyor. Ama durmuş orada kendi halinde takılan kardeşime kardeşime , git bakkaldan ekmek al edasıyla "Sana iphone alacam ben oğlum." deyip salona geçiyor. ULAN ÇOCUK 'AL BABA' DEMESİN DE NE DESİN, İSTEMESE DE İSTEYECEK ARTIK.

   Bir de şöyle bir şey var, çocuğun notları düştükçe, ailenin gözündeki zeka seviyesinde artış oluyor. Kardeşim sınavdan almış 25, annemi yemin ediyorum bütün gün bütün akrabalarla telefonda "Evet aslında ne kadar zeki de çalışmıyor teyzesi.... Evet, EVET! Ya....Hıhığm...Evet işte diyorum ya sana. Bakma Yıldız çalışkan, o Yıldız'ın uğraştığının yarısı kadar uğraşsa profesör olur uzaya çıkar." muhabbeti yaparken gördüm.

   PARDON DA BİZ NAPIYOZ BURDA HACI? NAPAK SALAK MI DERSLERİ? ONU MU İSTİYONUZ? NE DEMEK YANİ "Bakma Yıldız çalışıyor...." lafı ne demek? Yıldız normal zamanlarda salak, çalışıyor da yaşıtlarının zekasına ulaşıyor mu demek yani ne?

  İşte bu yüzden annem "karnen nerde?" dediğinde "AMAN SANKİ BİLMEDİĞİN ŞEY." dedim. Mutfaktan saçlarmı savurarak çıkarken de "BU ARADA EN DÜŞÜK YAZILI NOTUMUN 84 OLDUĞUNU DEMİŞ MİYDİM? O DA SADECE BİR SINAVDANDI. EVET.....HOCA BANA KIL...." dedim.


  Bir sonuca bağlayacak olursak, not hiç önemli değil. Bence takmayın. Keşke ilkokulda çarpım tablosunun yarısını ezberleyeceğime oturup daha çok bilgisayar oynasaymışım. Kardeşim öyle yapıyor mesela ve gül gibi bir hayatı var. 'Ohh lelli koçarii hayde hayde koçarii' resmen. Ben de olsam öyle yapardım ama bizim zamanımızda çalışmak bilgisayar oynamak gibiydi. Oyun yoktu zaten Paint bir yerden sonra sıkıyordu.
 
   Hepinizin karnelerini kutluyorum, takdir alanlar bu dediğimi düşünüp bence bi-iki şamar atsın yüzlerine ve dizi izlesin.  ama diploma notu YGSde önemli mi ne sanki lkshdskdfs. Dersleri salmanın kesinlikle ama kesinlikle hiçbir kötü yanı yok ha ha ha....bana inanın. ;-) İyi tatiller!

  (Not: Bir akrabanın bu yazıyı görüp annemi arama ihtimaline karşılık şunu belirtmeliyim ki; burada yazılanların hepsi gerçek hayattan alınmış fakat abartılarak alınmış olaylardır. Yani şimdi annem ertesi gün gelip bana "Yıldız biz seni aç açıkta mı bıraktık yavrum? Sabah asıp akşam indirdik mi kızım? Ne istedin de yapmadık? Ben seni yurtdışlarına gavurlandlere göndermedim mi hee? İstedin de 15 gün ingilterede kalmadın mı heee? Nankörrrrrrrr..." demesin. Hele "Zaten hep kardeşini kıskanıyorsun..." derse kendimi ALLLAAAAHHHH diyerek yerden yere vurur uçan sabri olurum heralde.... )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı