Ağaca tırmananlar

4 Şubat 2013 Pazartesi

here comes the bride

   Eteklerimi tutarak okul koridorunda koşuştururken birden durdum ve "Semanur bi baksanaaaaaa!..." diye cırladım. Benden daha önde giden Semanur durdu.
   "Noldu bacım?"
   "Ya...sence garip mi...gelinliğin altına bunları giymem?" diye sordum sol ayağımdaki kısa siyah postalı ve sağ ayağımdaki uzun beyaz çizmeyi göstererek.
   "Ne? Yoo bence gayet güzel oldu hadi çabuk ol!" dedi Semanur ve koridorda daha da hızlı koşmaya başladı. Ben de hızımı arttırdım.
    Boş koridorlardan haldur huldur geçerek ilerliyorduk. Aslında Semanur ilerliyordu, ben üzerimdeki tonlarca tır ağırlığındaki gelinlikle, koşmaya çalışan bir buzdolabı gibi görünüyordum.
   Okul kupalarının sıra sıra dizildiği aynalı cam kabinlerin yanından geçerken yavaşladım ve yansımama baktım. Vuv cüzeldim. Kendime gülümsedim ama sonra kaşlarım çatıldı.  Gelinliğimin eteğini kaldırıp tekrar ayaklarıma baktım.
   "Ama bence en azından çizmeyi kırarak postalın boyutuna getireyim ha... Böyle çok salak görünüyor..." dedim ve çizmeye asıldım.
    Semanur da durup geri döndü. "Aa evet böyle tam oldu. Ayyyyy damatla çok uyumlu olacaksın gızzzz....ama ona da mı siyah-beyaz giydirsek acaba? Ya da keşke beyaz damatlık mı alsaydık da ayakkabıları siyah olsaydı? Onlar geçmiş midir o tarafa? Ayy kankim ya evleniyorsun kızım çok heyecanlıyım hadi acele etttt!"
   "Ha evet o mesele..." Tekrar koşmaya başladık. "..şey...hah...ay nefes nefese kaldım....Semanur...Tam olarak kimle evleniyorum acaba?"
   Semanur birden poker face bir suratla arkasını döndü. Sonra enteresan bir şekilde kahkahalara gömüldü. "HAHAHAHA AY Yıldız alemsin yaa...Allah'ım güldürdü beni şaşkoloz...Hadi koşş!"
   "Ya koşuyorum koşuyorum da nereye gidiyoruz ki?"
   "A bloğa gidiyoruz."
   "A blok mu? Okulun A bloğu mu var?"
   Semanur yine bir kahkaha attı. "Tamam yeter bu kadar şaka ha az ciddi ol gızım. Hiç stresli değilsin bakıyorum. Aslında var ya mezuniyet gününde evleniyorsun diye aşşşırı panik olacağını düşünüyordum ama benden sakinsin vallahi.
   "Mezuniyet?!"
    Sonunda okul kapısından bahçeye çıktık. Bahçe kırmızı-beyaz balon ve süsleme kümeleriyle adeta bir BurgerKing çocuk top havuzu gibiydi. Her yerde bayraklar, balonlar, şeritler ve ben ortalarından geçerken alkışlayarak kızıldeniz gibi ikiye yarılan tanıdığım bir yığın kepli cübbeli öğrenci vardı. Okul arkadaşlarımdı bunlar..
    Herkes gülüyor, sesli biçimde sohbet ediyor ve arkadan çalan müzikle dans ediyordu. Kalabalıktan tek tük "Aaaa ne güzel olmuşşş bizim oğlan çok şanslı ha." sesleri geliyordu ve arada birkaç kişi de konuşmak için yanıma koşuşuyordu fakat anında gelini koruma görevini üstlenmiş, boyu belime gelen amerikan güreşçisi Semanur'un gazabına uğruyorlardı.
   Merdivenlerden indik ve A bloğun içine girdik.
   "Burası çok tanıdık..." dedim gitmeye devam ederken.
   "Evet B bloga geçmeden önce burada okuyordun, ondan olmasın?" dedi Semanur gülerek.
   "Hayır öyle değil....Bahçe de çok farklıydı..."
   "Eee her okul aynı anda mezuniyet ve düğün düzenlemez, seninkiler her şeyi özene bezene yaptı."
   "Benimkiler? SINIFIM...Onlar nerde? Sude, Aziz, Nadide, Sonay, Aleyna?"
   "Nadide-Sonay-Aleyna bahçedeki gelin masası-pasta vs. ile ilgileniyor, Sude ile Aziz damadın yanındaydı sanırım......şimdi sana Züleyhanın göz kalemini bulmamız lazım..."
   "Züleyha mı? Göz kalemi mi?" Yine kupalarla dolu bir yerden yüzüme baktım. "LAN HİÇ MAKYAJ YOK SURATIMDA! HADİ KOŞ AZ KALDI!"

   Az önce bir şeyden haberi olmayan ben şimdi düğün için telaş ediyordum...Allah aşkına noluyordu burada?
   Sayısız merdivenden çıkıp-inip koridorlardan saparak sonunda striptiz klüplerine benzeyen böyle kırmızı ışıklı-yoğun sisli garip bir ortama geldik. "Burası ne be böyle?" dedim. Bir çeşit tuvalete gelmiş olmalıydık. Her yerde duşlar ve musluklar vardı.
  Semanur lavoboların üstünde duran bir sürü sahipsiz makyaj çantasından biri eline aldı ve az karıştırdıktan sonra "Hah işte buldum!" diyerek çıkardığı eye-linerı sağ gözüme sürmeye başladı.
  "Bugün tatilmiş anne." dedim birden.
  "Ne?!" dedi Semanur. "Ne tatilmiş?" Ve sol gözüme sürmeye geçti. Ama ortam çok loş-buharlıydı ve de bir eyelinerı asla ikinci göze düzgün süremezsiniz. Yani Semanur yanlışlıkla kalemi kaydırdı veeee yüzüme gözüme bulaştırdı, diyorum.
  "AAA KAYDI!"
  "Dur ben yaparım..." dedim ve aynaya koştum. Sol gözümün üstünü silerken birden gözüm kaybolmaya başladı....gözümü siliyordum....gözüm yok olmuştu...GÖZ YOK OLMUŞTU!
   "Kahretsin!" dedim Semanura bakıp. "Gözümü sildim Semanur!" Garip bir şekilde bu durum bana garip gelmiyordu. Meh işte biz insanlar her gün gözümüzü sileriz.

  İçimden bir ses "Kuaföre gitsenize salaklar!" dedi. "Evet... niye kuaföre gitmiyoruz..." dedim. Semanur da "İYİ FİKİR, KOŞ." dedi ve tekrar bahçeye çıktık. İçimdeki o ses bu sefer "LAN?! İlkokul mu burası?" dedi ve gözlerim....pardon GÖZÜM faltaşı gibi açıldı. Bİ SANİYE YA BENİM AZ ÖNCE GÖZÜM YOK OLDU NAPIYORUZ BİZ NEREYE KOŞUYORUZ? NERDEYİM BEN? İlkokul binamdaydım...üstümde gelinlik vardı...koşuyordum...damat karşıdan göründü....bana sırtı dönüktü.....yanındakiler onu dürttü ve dönmeye başladı....dönüyordu....damadı görecektim.... ve birden içimdeki ses  "Siz gidin ben evde duracağım." dedi.

   Ve uyandım.
   Evet, işte burdayım, saat 14:16, gözümde gözlük başımda havlu yatağımda oturur vaziyette bunu sizlere yazarken bir yandan da kardeşimin bana getirdiği sürpriz döneri yiyorum. Sürpriz dönerler güzeldir. Soğumuş ama olsun halimden gayet memnunum.

   Bu rüyayla ilgili ilginç olan şey, bunun tam olarak hatırlayamadığım bir başının olması. Mesela koşma sahnelerinden çoook önce bir çeşit bilgisayar oyununun içinde görevler yaptığımı hatırlıyorum. (Kendimi oyunların içinde çok görüyorum bu yıl.) Sonra meçhul damatla konuştuğum, onun elimi tuttuğu falan yani kimle evlendiğimi bildiğim ve onu çok çok çok sevdiğim için mutlu olduğum bölümler de var. Hatta gelinlikle derse girdiğim bir bölüm bile var.
   Sanırım sonkısımlarda bilincim yavaş yavaş yerine gelmeye başladığı için bir bocalama yaşadım ve rüyayı sorguladım. Çünkü annemler birine kahvaltıya gidecekleri için ayaklanmıştı ve çok gürültü yapıyorlardı. Hatta bir ara annemin "Yıldız dershane yok mu?" sorusunu "Bugün tatilmiş." diye cevaplayıp rüyaya geri döndüm. Evet o yüzden o gelinlikli koşuşturmanın ortasında birden "Bugün tatilmiş anne." diye cırladım. Sonra "Sen gelmiyor musun o zaman kahvaltıya bizimle?" dedi. Gözlerimi açıp "Siz gidin ya ben evde duracağım." dedim ve böylece uyanmış oldum.
 
   Her şekilde çok garip,komik ve uzun bir rüyaydı ve de gelinliğim güzeldi be. Güzel bir gelindim. :D

  Ayrıca mezuniyette evlenmek bence ygs vicdanımla, yaklaşan sevgililer gününün bilinçaltımda bir karmaşaya girerek verdiği ürün. Güzel fikir yine de. Belki rüyam çıkar, hazirana kadar birini bulup evlenirim okulda kjashdkjf.

   Umarım eğlenmişsinizdir, keşke bu rüyayı görüntülü halde gösterebilseydim ama inşallah 20 yıl sonra icat edecekler bunu. Dönerimi yiyeceğim öptüm bub. :D











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı