Ağaca tırmananlar

3 Mart 2013 Pazar

7 facts about me

  Geçen gün youtubeda takılırken vlogcu bir insanın bu başlıklı bir videosunu izledim. Sonra hemen "Aaaa ben de böyle bir video çekeyim!" dedim. Sonra öncelikle "arap saçı" olmuş saçlarımı, giydiğim pijamaları, sonra düzgün bir kameramın olmayışını ve daha birçok sebepbi farkedip "Bir yazı yazsam da olur." dedim. İşte burdayım. Benimle ilgili 7 gerçek ya da benim demek istediğim kelimeyle "şey"!

  •   şey nambır 1

    "Bir Trabzonlu olarak horon oynamayı bilmiyorum -düğünde öğrenip düğünden sonra unuttuğum bir dans sadece benim için jshjkasf- ama çiftetelli oynamayı biliyorum."

      Bunun hikayesi anasınıfına dayanıyor. 5 yaşındaki küt saçlı minik yıldız anasınıfı aktivitelerinden birine verilecekti ve o "pamuk prenses ve 7 cüceler oyunundaki pamuk prenses" olmayı istemesine rağmen bugün bile anlayamadığı sebeplerden dolayı çiftetelli'ye verildi. O pamuk prenses oyunundaki salak prenses de "külotlu çorap, barbie ve kitap" adlı yazımdan tanıdığınız salak Buse'den başkası değil. O zamanlar çok güzel ve salak bir kızdı şimdi eminim ki çirkin ve daha salak bir kızdır.
      Neyse sanırım işin gerçeği tiyatroya alımlar bitmişti ve annem beni çiftetelliye verdi. O zamanlar tiyatroya merakım varmış ne kadar ilginç ama aynı zamanda....BİR SANİYE BU HİKAYEDE BİR YANLIŞLIK VAR! Eveettt hem tiyatroda hem de balede olmak istiyordum tabii ya... Seni gidi yıldız, hiç değişmemişim hep aynı istekler ve kararsızlık. Ama sonuç olarak bilemediğim sebeplerden ötürü çiftetelliye verildim ve sahnede o saçma çiftetelli şapkamı düşürdüm. Tek yaptığımız zıplamaktı zaten başında  anormal derecede büyük kafasına küçük gelen bir şapkayla zıplayan herkes ŞAPKASINI SAHNEDE DÜŞÜRÜR VE ÇİFTETELLİ OYNAYARAK GİDİP ŞAPKAYI ALIR VE ÇİFTETELLİ OYNAYARAK DÖNÜP ŞAPKAYI KAFASINA TAKAR.
  • şey nambır 2:

      "Çoğu insanın aksine....işkembe çorbasının büyük bir....fanıyım." 
     
       Beynimin çok garip bir işleyiş şekli var artık çözmeye çalışmayı bıraktım. Çünkü görünüşe göre neredeyse kendimden bile tiksiniyorum (bir giydiğimi bir daha giymem, su içtiğim bardaktan ikinci kez su içmem, hijyen koşulları nedeniyle insanları öpmekten onlarla el sıkışmaktan nefret ederim hatta okuldaki askılıklara insanların montlarının yanuna montumu asmaya bile arada çekindiğim olmuyor değil.) (hayır ya o kadar da sorunlu değilim biraz abartıyorum burcumun getirdiği özellikler bunlar djfh) ama bir ineğin dışkısına ev sahipliği yapmaya yarayan bir organın çorbasını içmekten tiksinmiyorum. Evett...
  • şey nambır 3:

     "Küçükken Muazzez Ersoy, Yıldız Tilbe, Sibel Can fanıydım."

     o kadar utanıyorum ki, bunun hakkında yorum yapmak istemiyorum. hatta şu videodan sonra..... http://www.youtube.com/watch?v=QCRr_KRAnmw offfffffffff
  • şey nambır 4:

    "Ayna karşısında kendimi en küçük ayrıntılara kadar inceleyip olası hastalıklar konusunda her gün annemi 5-10 kere ziyaret edişim gibi bir durum var evde."

      Bu benim takıntılı ve hassas yapılı bir insan olmamdan kaynaklanıyor. Bir kere her akşam kaloriferlerin yaydığı ısı yüzünden haşır huşur kaşınıyorum ki bir haftadır "neden akşamları kaşınıyorum" konulu bilimsel araştırmamla çözdüm bunu. Yüne, sıcağa, soğuğa, çikolataya, sigaraya, güzel yemeklerin çoğuna olan alerjilerimden bahsetmiyorum bile. Ama onları takmadığım için mutlu ve kaşıntılıyım. Beni hatalı üretmişler gerçekten.
  • şey nambır 5: 

     "Benim adım aslında Ceren'miş."

      Bir ara, beni blogumdan bulduğunu ve benimle gerçekten çokkkk tanışmak istediğini söyleyen bir 'erkek', arkadaşıma feysten mesaj atıp bana beni günlerrrrdir aradığını arkadaşımı da tesadüfen bulduğunu gerçekten çok tanışmak istediğini söylemesini istedi.
      Şaşırdım ve çocuğu ekledim ama tabii ki ne kadar gerçek olmasını dilesem de ben bile böyle bir şeye inanmadım. Yani tamam blog yazıyorum ama asla fanı olunacak ve tesadüfen fesysten arkadaşı bulunacak bir insan değilim çünkü arkadaşlarımın soyadlarını asla vermedim.
      Neyse konuştum bu insanla, yazılarından fakelik akıyordu resmen. :D Sonra ona fanım olduğu için mutlu olduğumu ama teknik olarak tanımadığım bir insan olduğu için feysten konuşmaya devam etmeyeceğimi söyledim. Sonra....sinirlendi. Saçma olaylar yaşandı orda hatırlamıyorum. :D

      Geçenlerde o "erkeğin" hesabına girince bir "kızla" karşılaştık ve arkadaşlarında ben vardım. Ama adım Ceren'di. Fake hesap yapmış la benden!
  • şey nambır 6:

      "Hep bir madalyam,kupam,ödülüm olsun istedim ama şu 17buçuk yıllık hayatımda bir tanesi bile olmadı.....neredeyse bütün spor takımlarına girmeme rağmen."

      Bazen ödül,plaket dükkanlarının yanından geçerken kendime gerçekten bir ödül almak istiyorum ama utanıyorum açıkçası jhasfls. Mesela uzunsokakta yürürken bi binanın tepesinde ödül satan bir adam var. Vitrininde böyle çok enterean bir ödül var elinde alev tutan adam gibi bişey çok güzel. Bunu da niye anlatıyorsam ;););););)););

      Gerçekten de hentbol,yüzme,basketbol,voleybol,resim yarışması,kompozisyon yarışması gibi bir sürü bişeylere katıldım ama hiçbirinde madalyaya gidecek kadar uzun ömürlü olamadım. Yüzmede sinüzit oldum, basketbolu elim yandı bıraktım, voleybolu kemana başladım bıraktım, hentbolu keman hocasının voleybolla aynı etkiyi yarattığını dediği ve neden voleyboldan çıkmamı istediğinde gidip hentbola girdiğimi sorduğu için bıraktım. Resimde ödüllük değilim, kompozisyon beni suçum değildi.
      Oscar ödülü de artık çok banal oldu utanıyorum.
  • şey nambır 7:

    "Babamın erkek kardeşinin kızının adı da Yıldız."

     
        Yengem hamileyken babaannem "Kız olursa adı Zümrüt olsun." demiş. Sonra yengem düşük yapmış, ondan sonra tekrar hamile kaldığında annem de bana hamileymiş. İki bebek de kız olacakmış. Yengemle annemin doğurma zamanları yaklaştığında babam amcama kızına ne ad koyacağını sorunca amcam "Annem Zümrüt demişti onu koyacağız." demiş. Sonra babam da "Ben de annemin adını, Yıldız koyacağım." demiş. Sonra yengem annemden önce doğurmuş, amcam babamı arayıp "Kızımın adını Zümrüt Yıldız koydum." demiş KOLPACI! ve babamın kızması "Ben sana Yıldız koyacağım demiştim ve de sadece Yıldız koyacağım!" demesi üzerine ilginç bir şekilde sinirlenmiş ve bu olay epeyce gündemde kalmış.

      Bence Zümrüt tek başına kullanılması gereken bir isim Zümrüt Yıldız çok saçma. Sude Su gibi. Ama napayım yani kısmet nasip herkesin adı Yıldız olsun sorun değil sonuçta en Yıldız benim ( ;);););););); :D:D:D:D ego tavan). Ve de optik formlara kolayca sığan hemen yazılan bir ismim var mutluyum, şükrediyorum. :D

      Amcam bunu görürse bence kıyamet kopar çünkü bir keresinde msn kullandığımız zamanlarda anlık iletime 'Samsun'daki kuzenlerimi özledim' yazdığım için "NE DEMEK YANİ SAMSUNDAKİLER BENİM ÇOCUKLARIM NE PEKİ" şeklinde kavga çıkmıştı. Ciddiyim. CİDDİYİM.
      Ama neyseki o kadar ünlü değilim görmez.




    umarım eğlenmişsinizdir, bütün her şeyimi anlattığım için bahsetmediğim şeyler bulmaya çalıştım; inşallah olmuştur. aslında 2 haftadır yazmaya niyetlendiğim yazı bu değildi ama olsun.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı