Ağaca tırmananlar

6 Mart 2013 Çarşamba

bir beklenti içinde olmamak ve akışına bırakmak üzerine

  Bir şeyi 40 kere söylersen olur derler ya hani....ben bu hipotezin yaşayan çürütmesiyim sanırım. Olay öyle işlemiyor, oo hayır kesinlikle öyle işlemiyor.
 
  Bir şeyi gerçekten çok AMA ÇOK istediğinizde, o düşünceye aşşşırı şekilde yapışıp kaldığınızda o....olmuyor yani.....ve bu sanırım sağlıklı değilmiş yeni yeni anlamaya başlıyorum. İnsan hayatının her anını, gün içinde yaşayacağı güzel ve kötü şeyleri planlayamaz ki. Bunu yapmaya çalışmak da zaten baştan aptallık. Ve bu durumda ben de bu dünyanın gördüğü en büyük aptalım sanırım.

 Bir şeyden bir şey beklentisi içinde olduğunuz zaman olmuyor suratınızda patlıyor. Gerçekten bu hayal kırıklığından başka bir şey getirmiyor. Beklenmedik sürprizler beklendik bir sürprizden her zaman daha anlamlıdır. Çünkü...öyledir.

  Bu mükemmel felsefik ve hüzünlü konuşmayı şimdi hayatınızda görüp görebileceğiniz en dandik örnekle temellendirip yazının tüm mistikliğini bozacağım ama dün başıma geldi, hafızamda şu an sadece bu var, üzgünüm anlatacağım.
 
  Dün akşam feyste amaçsızca dururken birden ana sayfada sevdiğim bir youtube videoblogcusunun yayın yapacağına dair bir bildiri gördüm. Yayınına 17bin diğer insanla birlikte ben de girdim, baktım hepsi bir şeyler yazıyor, zaten herkesin yazdığı 0,5 saniye içinde yukarıda kayboluyor, ben de bir şey yazmış olayım dedim -hani okuyacağından değil yazmış olmak için sürüye ayak uydur hesabı- bu yüzden beynim çok fazla düşünüp bir cümle bulmak zorunda hissetmedi kendini ve "heyyyyyyyyyyy" yazdım. 3 saniye sonra bu mükemmel insan "Someone says heyyyyyyyyyy" dedi. Sonra "biz bu kısmı çoktan geçtik^^" şeklinde bir şaka yaptı, o mükemmel gülümseyişini yaptı ve ben orda "ne?NEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE????????????????????????????????????????????????" oldum.

  Ve sonraki 2buçuk saat boyunca 'görmesini bekleyerek' yapmadığım maymunluk kalmadı orda. Resmen benim hayatımda takmadığım şekilde güzel küpeler takmış, benden 5 yaş büyük olmasına rağmen yüzü benimkinden daha tüysüz bir gavur erkeği için orada yapmadığım şey kalmadı. Her bir şey yazdığımda kafası ilahi bir güç tarafından başka yönde döndürüldü ve hiççççççççççççççbirini görmedi. Benim mükemmel sorularımı cevaplamak yerine saçmasapan insanları gördü ama o insanlar görülmeyi haketti çünkü adamdan bir şey beklemediler. Bir beklenti içinde olmadıkları için de üzülmeyip sevindiler. Ben de sinirle yattım aşağı.

  Artık istemekten ve beklemekten çok bıktım gerçekten. Artık bir sabah gözlerimi açtığımda kafamda hiçbir düşünce ve dilek olmasın istiyorum. Yatakta gözlerim kapalı şekilde biraz daha kalıp güzel hayaller ve senaryolar kurmak yerine sadece gidip yaşamak istiyorum çünkü farkettim de kendimi bir şeylerin hayalini kurmaya o kadar kaptırmışım ki, o hayalini kurduğum şeylerin olmasına bir şans tanımıyorum. Belki de istediğim o araba kapının önünde duruyor ama yok ben yatağımda oturacağım, gözlerimi kapatıp o arabayı sürdüğümü hayal edeceğim. Ve sizi temin ederim araba aklımdan geçen en son şey. Hayır, bir araba istemiyorum. Şimdilik. Eğer bir gün bir araba istersem kırmızı renkli olsun. Ama hayır bugün değil.

  Sadece çok yorgun ve mutsuz hissediyorum ve de buna bir çözüm bulamıyorum. Gerçek hayatta belki sadece 17 yaşındayım ama kafamın içinde o kadar çok şey yaşadım ki gelecek ay 42 yaşıma gireceğim ve yanıma top gelsin de üstüne oturarak patlatayım diye bekleyeceğim. Çok umutsuzum ve bunları anlatarak çok acizleşiyor muyum acaba. Okumanızı istemediğim için bunu yazdığımı haber veren bir şey yapmayacağım ama MUHTEMELEN GÖRECEKSİNİZ ÇÜNKÜ GÖRMENİZİ İSTEMİYORUM. HAYAT NEDEN BU KADAR PİÇ?

  Akışına bırakmayı gerçekten istiyorum ama daha önce hiç öyle bir şey yapmadım, benim için hep istemek vardı ve artık o düşünceye GERÇEKTEN TAKINTILANINCA onu elde edememenin verdiği hüsran beni üzüyor. Tatmayı kesinlkile reddettiğim o duyguyu sonunda tadıyorum işte, hüsran. Ve bir türlü akışına bırakamıyorum. Tamam umutlu olmak iyidir ama benimkisi TAKINTI. Artık özgür olmak insanlardan bir şey beklememek istiyorum. Bu yüzden sanırım taşraya taşınıp hayatımın geri kalanını tavukların beni sevmesini bekleyerek geçireceğim. Tavuklar dünyadaki en gıcık hayvanlardır, ciddiyim.

  Şu an bile beklenti içinde olmamayı isteyerek beklenti içinde olmadığım zaman başıma gelecek güzel şeylerin beklentisindeyim. BUNU NİYE FARKETMEK ZORUNDAYDIN Kİ SALAK BEYİN. NE OLURDU SANKİ SADECE 'TAMAM BEKLENTİ YAPMAYALIM ABLACIM' DEYİP O LOBUNU KAPASAYDIN. AHhhhhhh kendimden nefret ediyorum!

6 yorum:

  1. :)harika ayni dertten muzdaribiz

    YanıtlaSil
  2. Harika yazilmis bir yazi ...

    YanıtlaSil
  3. 3 yılın ardindan bu yaziyi ben bile hatirlamazken hala birilerinin okuyor oldugunu bilmek çok güzel. "Şu an neredeyim, neler yapıyorum, her şey ne kadar değişmiş vay be" şeklinde küçük çaplı bir nostalji yaşadım. Çok teşekkürler, keyifli okumalar. :-)

    YanıtlaSil
  4. Dünyanın bir yerinde seninle aynı senaryoları oynayan insalar var yanlız değilsin yalnız olmadığımı bana hatırlattın için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Tavuklar dünyadaki en gıcık hayvanlardır, ciddiyim
    Atların en yakışıklı hayvanlar olduğunu biliyordum ama tavuklar hakkında bilgim yoktu:)

    YanıtlaSil

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı