Ağaca tırmananlar

11 Nisan 2013 Perşembe

bir yanda diploma diğer yanda iş

  Mezuniyetin sadece 2 ay uzaklıkta olduğuna inanmak gerçekten çok zor.
  Yıllık fotoğrafı çekildiğimize ve benim kelimenin tam manasıyla BOK gibi çıktığıma inanmak -adam beni ağlattı çekimlerde, fotoğrafların yarısında ağlıyordum- da çok zor.
  Baharın geldiğine inanmak da ayriyeten zor ÇÜNKÜ RESMEN KIŞ. Ama bundan ben memnunun aslında, soğuk olsun benim olsun.

   Lakin baharın gelmiş olması, yaz mevsiminin de eninde sonunda geleceğini gösteriyor ve benim hala İngiltere'den ve İngiliz yarlarımdan çok uzak olduğum gerçeği beni üzüyor.

   Hepinizden 1tl toplasam gidebilirim bence, AŞAĞIDA VERECEĞİM ADRESE PARA YOLLAYABİLİRSİNİZ. ŞAKAM YOK. CİDDİYİM. SDHDKSGD. (1o kuruş falan da kabul.)

  Yine de birkaç tatil planım var, yok değil.
  Örneğin Mayıs'ta okulum beni Yeditepe Üniversitesi'ne keşif gezisine yolluyor Kİ BU İSTANBUL GEZİSİ DE KAPSIYORMUŞ ÇOK MUTLUYUM.

  Sonra bu kesin değil, daha bugün konuştuk ama olursa Nisan sonunda Gaziantep turu OLABİLİR.

  Ve en önemlisi, Haziran sonunda yapılacak Mersin-Akdeniz Olimpiyatları'na oyunlarda gönüllü olarak çalışmak için başvurdum, başvurum kabul edildi; o var. Ama işte tüm sorun burada başlıyor.

  Mezuniyet dedik mi, bu mezuniyettir. Ahgajkdsd yani demek istediğim, bir mezuniyet törenim olacak ki BİZİM OKULUNKİLER DİLLERE DESTANDIR. Akşamüstü başlar, gece geçlere kadar sürer. Havaifişek bile atarlar, düşünün.
  Bu yıl buna ek olarak bir de sahil tesislerinde Mezuniyet Balosu düzenlemişler. YILLARDIR OLMAYAN BİR ŞEY.

  Balo 26 Haziran, Mezuniyet 29 Haziran. Ama gelin görün ki olimpiyatlar 20-30 haziran arası.

  ŞİMDİ BEN NAPAYIM?

  Bir tarafta balonuz ve mezuniyetiniz var, diğer tarafta yabancılarla 10 gün geçirme fırsatı.
  Tamam belki en azından yetkililerle konuşup mezuniyet için erkenden dönebilirim ama balo kesinlikle olmaz. Ve de balo için de olimpiyatları bırakmak istemem. Ama baloda da elbise falan giyeceğiz OFF BENİM YERİMDE OLSANIZ SİZ NE YAPARDINIZ?

 Çok yardıma muhtacım bu konuda.
 Hiçbiri olmazsa yine de üzülmem çünkü yine de ingiltere için bana 1 lira yollayabilirsiniz jsdgfjh.

3 Nisan 2013 Çarşamba

#30gün1saat

  YGS açıklandı, sonuçlarım geldi ve aslında bununla ilgili bir yazı yazmam gerekir (ÇATLIYORUMMM) AMA bugün buraya çok daha önemli bir konudan -daha doğrusu çok önemli 3 konudan bahsetmek için geldim.

    #tekelbisedeneyi
    #çikolatasız30gün
    #30gün1saat

 
1 Nisan'da Işıl Yılmaz Sümer günümüz dünyasının tüketim çılgınlığını protesto etmek için 30 gün boyunca aynı elbiseyi giyeceği anlamına gelen bir #tekelbisedeneyi başlattı. Kendisi teee yıllar öncesinden İzmir'de gittiğim bir otelde tanıdığım bir insan olduğu için paylaşımlarını yakından takip ediyorum ve bu konuyla ilgili yazdığı ilk yazıyı okuduğumdan beri ona karşı gerçekten ÇOK BÜYÜK BİR hayranlık beslemekteyim. Hepimiz oturduğumuz yerden "yapılır ki bu, yapalım bir ara" diyebiliriz ama gerçekten hangimiz buna cesaret edebilir?
  Eğer bu deney benim haftasonları da okul üniforması giyeceğim anlamına gelmeseydi, ben de yapardım ama üzgünüm o üniforma çok rahatsız edici. :D Ama gerçekten #dünyasaati etkinliğinden sonra çok takdir ettiğim, çok çok çok yapmak istediğim bir şey oldu. Diplomamı elime aldıktan sonra başlıyorum.

  Çünkü açıkçası ben artık öyle bir insan oldum ki bir giydiğimi 1 ay giymiyorum; yok neymiş "her gün aynı şeyi giyiyormuş gibi olmasın, üstümde çok görünmesin"... Ne bileyim "gızlık" olayının en zirvesini yaşıyorum şu sıralar. Her gün farklı bir şey giymeye çalışmak nedir allahınızı severseniz... Dolabım bir kasabayı giydirecek kadar kıyafet içeriyor ama bana kalsa yırtıp toz bezi yapmalık bir tişörtüm bile yok. Bu çok acı bir durum. Hele de benim gibi çevreci olduğunu iddia eden bir insan için...

  Ne kadar uğraşsam da aslında ben de o ekolojik ayak izi bir ülke boyutuna ulaşmış insanlardanım. Nedir ekolojik ayak izi? Ekolojik ayak izi, bir insanın tükettiği dünya kaynakları doğrultusunda kaç metrekare su ve kara parçasına ihtiyaç duyduğunu gösteren bir ölçüttür. Örneğin benim gibi neredeyse haftada 1 tuvalet kağıdı bitiren insanın 1 yılda  ihtiyaç duyacağı toplam tuvalet kağıdı için ne kadar ağacın kesilmesi gerektiğini gösteren bir hesaplama...
  Biz de bugün gerekli gereksiz bir sürü şey heba ederek dünyada olduuuuukkkça büyük bir alan kaplıyoruz. Bir de düşünün 7 milyar insan var.....bu dünya hala nasıl dayanıyor aklım almıyor.....

  Banyoda neredeyse 2 saat kalıyorum, gelip gidip gerekli gereksiz el yıkıyorum, kağıtları resmen nefes alır verir gibi çar çur ediyorum, kıyafet üstüne kıyafet alıyorum, bir sürü şey harcıyorum sonra da buraya gelip "Ormanları kurtaralım! Işıkları kapatalım!" diye slogan atıyorum. Bu durum beni gerçekten üzüyor çünkü ben lafta değil gerçek anlamda çevresine duyarlı bir insan olmak istiyorum. Bu yüzden tek elbise deneyi başlatılmış en mantıklı, en güzel deneydir. Işıl ablacığım, seni gönnnnnnülden kutluyorum.

  Gelelim çikolata deneyine! Bu; hepimizin denediği ama başarısız olduğu şeye, o en zayıf noktamıza baş kaldıran cesur insan -ki kendisi de bir çikolatacının kızı imiş- 30 gün boyunca çikolata yemeyerek kendisini deneyecek ve de bugünün  "çok mal çok para" mantığıyla kaliteyi sıfırlayan anlayışını protesto edecek.
  Açıkçası bu benim her gün "çikolata deneyi" adı altına deneyip gün sonunda "Sibel Can diyeti"ne dönen olayım asghadg. Çikolata yemesem bile çikolatalı bisküvi yiyorum ne anlamı kaldı allah aşkına?!?!? . Bir de alerjik reaksiyonlar gırla gidiyor bende yine de diretiyorum.

  Bunu da çok destekliyorum, takdir ediyorum ve de ciddi anlamda denemek istiyorum. Ama sonra düşündüm ki ben de başka bir olayın ucundan tutayım da daha büyük bir katkım olsun, madem bu deney zaten deneniyor ben daha başka bir açığa yöneleyim.
 
  Sonra aklıma yine #dünyasaati geldi. Dedim ki yılda sadece 1 saat mi kendimden fedakarlık yapabilirim elektrik konusunda? Böylece işte üçüncü konumuz olan #30gün1saat deneyini başlatma kararı aldım. Ne demek yani #30gün1saat ? Her gün belirlediğimiz bir saatte şalterleri indireceğim demek!

  Evde yaşayan tek insan olmadığım için hemen koşup bu fikrimi aileme açtım. Annem deseniz balkonunda bir serası olan, artık yağlarını kavonozlarda biriktirip belediyeye zorrrla veren, çöplerini materyaline göre ayıran biri....yani kadın dünden razıymış hemen kabul etti. Babam ise ne kadar dikkat edersek edelim yine de her ay 200tl civarında gelen elektrik faturamıza isyan ederek -evde 7/24 çalışan bir sürü alet var, mesela bu bilgisayar lajshfs- bu olayın bize çok yararlı olacağını düşündüğü için istekle gönüllü oldu. Kardeşim ise bilgisayara çok bağımlı bir insan ve hiççççççççççççbir şekilde bırakıp dersin başına oturamıyor. O yüzden ona da en azından 1 saat bir çalışma olanağı sağlamak güzel olur diye düşündük hemen. (O buna istekli değil pek :P)  Ayrıca en azından 1 saat ekranlara bakmatansa insan gibi birbirimizle ilgilenme şansı da yakalayacağız. Aynı zamanda da dünyaya katkımız olacak. Herkes karlı HERKES KARLI!
 
  Bu yüzden şalterindirme saatini 17:00 olarak belirledik. O saatte hava hala aydınlık oluyor, kardeşim okuldan geliyor, ben de evde oluyorum. Çok mutluyum şu an, yarından itibaren başlayacağız.

  Belki elbise deneyini görmeseydim benim de bu dileklerim sadece lafta kalacaktı. Birinin artık bir adım atıp eyleme geçtiğini görmek çok güzel. Çünkü bir zincir öteki zinciri bağlıyor ve ancak böyle bir farkındalık oluşturabiliyoruz. Teşekkürler Işıl! Değişikliği sadece kendinde değil, hepimizde başlattın!

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı