Ağaca tırmananlar

7 Mayıs 2013 Salı

kaos

  Geçen gün Nadide'yle okul bahçesinde yürürken, birden bir baktım açmaya çalıştığım ayranın ambalajı parmağımı kesmiş. Ama gördüğümde kesikti yani keserken hiçbir acı hissetmemiştim.
  O an o kesiği görünce resmen çığlıklar atarak yerde yuvarlandım. Sanki kolumu boydan boya kesmişler. Uf bak yine acıdı gidiyim bi yara bandı daha yapıştırıyım.
  Heh işte bu örnekten de anladığınız gibi ben hastalık hastası bir insanım. Bu yüzden dün kulağım ağrımaya başlayınca "Ulan benim beynimde tümör olmasın...." diye işkillenip okulu asarak doktora gitme kararı aldım.

 Özürlü devamsızlık: 10,5 gün.
 
Özürsüz devamsızlık: 15,5 gün.
 
Devamsızlıktan sayılmayan günler: 2,5 gün.

 
Ayrıca tee Nisan'da verilmesi gereken yıllık ödevimi (Sanırım edebiyattan yıllık ödev alırken kafam iyi değildi. Edebiyattan niye alıyon mal.) son güne bıraktığım için teslim edemedim ve  hocadan bu Cuma'ya izin aldım. Yıllık ödevi de yaparım aradan çıkar bu vesileyle, dedim. Ama ödevi yarılayamadım bile boynum büküldü.

  Neyse, saat 1'e kadar ödevle uğraştım, sonra bir yıkanayım giyineyim derken saat oldu 3. Poliklinikler 5'te kapanır, o yüzden koşarak çıktım evden.

  Dolmuşa bindim.  meydana gelince hastaneye yürümeye üşenip tekrar Dolmuşa bindim.
 
  Dolmuşta ne düşünüyordum bilmiyorum ama (aslında biliyorum ;;);););););) jshfg) ineceğim yeri kaçırdım ve iki saat hastaneye yürümek zorunda kaldım. Üşendiğim yolu tekrar yürümüş oldum yani.
  Neyse hastaneye girdim, Allah'ıma çok şükür hiç beklemeden direk beni Kulak-Burun-Boğaz'a aldılar.
  Adama kulaklarımın ağrıdığını, iki gün sonra uçağa bineceğimi o yüzden havada beyin patlaması yaşamamak için geldiğimi anlattım o da kulaklarıma iki tane elektrik süpürgesi sokup içini pirpak etti.
  Sonra burnuma bakmak istedi. "Vuhh senin burnun da amma yamukmuş ha.." dedi.
...
..
..
 Hayır, bu inkar ettiğim bir şey değil zaten burnum o allahın basketbol topu yüzünden otoyola döndü ama o anki psikolojimi düşünün. :D Eğer o an beynimin içinde olsaydınız, düşündüğüm tek şeyin, vesikalık çektirirken "Şey uçuğum çıktı da onu siler misiniz photoshopla" dediğim adamın "O değil de....burnunu düzelteyim mi?" demesi olduğunu görürdünüz. :D

 Sonra neredeyse yirmi santim uzunluğunda, ince bir boru çıkarttı ve burnuma sokmaya başladı. O "Şimdi kamera sokuyorum merak etme..." derken ben burnumun içindeki özerk cumhuriyeti çoktan karşıdaki LCD ekranda görmeye başlamıştım bile.
 Bu daha da utanç verici. Burnunuzdan içeri kamera sokuyorlar, karşıda koccccamaaan lcd ekranda izliyorsun. Hadi benim izlememi geçtim, orada bir hemşire var, nasssıl dikkatli bakıyor....utanmasa iki patlamış mısır kapıp gelecek o derece. Hani...ne göreceksin orda...sümük göreceksin ne bok mu var ne ne ne?! kjsdhfsjdsdfg.

 Oradan çıktıktan sonra, "Madem hastanedeyim bir de gideyim dişçiye evet evet benim dişim de ağrıyordu sanki......." dedim ve diş kısmına kayıt yaptırmaya gittim.
 Kadın kayıt yaparken böyle sanki inanamadı dişçiye geldiğime, "Emin misiniz? Diş'e geldiniz?" diye sordu. Ben anlamaz bir suratla kafa sallayınca "Bakın diş özel, devlet hiçbir şekilde karşılamıyor bu yüzden yapılacak olan her şeyden para alacaklar." dedi. Ben de Allah Allah ne yapacak da para alacak ne demek istedi diye düşünerek muayene girdim.

 Anlaşılan o ki 17 yıldır ağzımda kalmayı kafasına koymuş olan süt dişim yine çürümüş, tel taktırmadan çektirmem de doğru olmayacağı için dolgu gerekiyormuş. Adam "Bu çok çürümüş ha... E hadi dolgu yapayım o zaman." dedi ve birden kafamdaki çanlar "Yıldız...gızım kapıda kadın bişey demişti...dünyadaki tek akıllı sen değilsin bi işine yarar belki." demeye başladı.
  Böyle olunca adama "Pardon, ücretli mi bu?" dedim.
  "Evet." dedi. "70 lira."

 Bunu duydum, kaşlarım kalktı, sonra bi sessizlik oldu...sonra "E o zaman ben kalkayım." dedim ve bildiğiniz, hastaneden KAÇTIM. sdkhgfdskj.
 Sonra aynı şoku eczanede de yaşadım. Bi paket ağrı kesici aldım adam "60 lira" dedi, içimden dehşetle "ne ağrı kesicisiymiş bu lan uzaydan mı gelmiş" diye düşünürken adam "Pardon pardon sizin 4 lira.." deyince rahatladım jsahsfjd.

  Saat 4'ü 10 geçiyordu. Üst solunum yolu enfeksiyonum varmış. Dişim çürükmüş. Madem bu diş çürük, numune hastanesine gideyim belki dolgu yaparlar diye yine Dolmuşa binerek  bugün kolpa vurduğum okulumun yanındaki hastaneye gittim. Yolsa giderken de hemmen yanımdan arabasıyla babam geçti. Dolmuş camından babama el kol yapacağım diye maymun oldum resmen ama görmedi. :D

  Şimdi ben T.C. kimlik numarasını ezbere bilen bir insan olarak çok havalıyım, kuğulum. "Kimliğinizi alabilir miyim?" dediklerinde siyah güneş gözlüklerimi gözümden indirip, papyonumu düzeltiyorum ve "Bayan....benim ezberim iyidir.kapppişşşşşş ;;);););)" diyerek göz kırpıyorum.
  Kapıda yine bu muhabbet geçti ve ben yine "Ezberimde ;);););)" dedim.
  Sonra kadın "Yok, olay o değil, prensip meselesi olarak kimliksiz içeri birini almıyoruz." dedi. "Öğrenci belgesi, herhangi bir resmi belge olsa da olur."

 İnanın çantamda hiçççççççbir şey yoktu. Telefon bile yoktu. Ölüp kalsam kimliğimi belirleyemiyeceklerdi ha. Ya da kaçırılsam bir daha dünya ahiret bulamazlardı herhalde sabfjksd.

 "Ama...ama...ama...ezberimde...benim..." diyerek kekelemeye başladım.
 "Burası akşama kadar açık eve gidip gelebilirsiniz."
 "Ooooo iki dolmuşa binmem gerekecek."
"...."
 Sonra aklıma birden parlak bir fikir geldi. "Yan tarafta okulum var, ordan öğrenci olduğuma dair belge çıkarttırsam?"
  "Bak işte o olur!"

 Sonra koşa koşa okula gittim. Yani okulu assan da okuldan kaçış yokmuş yine paşa paşa gidiyormuşsun.
  Belgeyi çıkarttırdım, müdürün imzası lazım, şansıma müdür okulda yok. HAYDAAA.
 Ulan bu adam sabah 4te okula geliyor gece okuldan gitmiyor da şansıma yok ÖYLE Mİ ÖYLEEE Mİİİİİ.

 Hocaya "Hocam allah aşkına oraya bi imza çakın doktor ne bilecek müdürünmüş değilmiş." dedim. O da sağolsun imzaladı, sonra ben de dişçiye girebildim. İlk defa okulla hastanenin yan yana olmasının bir faydasını gördüm çok mutluyum.

 "Şimdi benim ağzımda iki tane süt dişi var, seneye üniversiteye geçince tel taktıracağım bu yüzden taktırana kadar çektiremiyorum ama biri şu sıralar çok ağrıyor sanırım çürükmüş."
 "Hımm evet bu çürük...o zaman ben bunu çekiyorum."
 "HAYIR durun napıyorsunuz?"
 "E çek demedin mi?"
 "Çekmeyin dedim ya seneye çektireceğim."
 "E sen nerde okuyorsun ki?"
 "Şu yandaki liseye."
 "E hani üniversiteye gidiyordun?"
 "Seneye gideceğim dedim ya?"
 "He...ben yanlış anlamışım...neyse bence sen bunu git fakültede yaptır."
 "Neee fakülte 3 dolmuş demek!"
 "Orada daha iyi yaparlar."
 "Olsun kötü olsun siz yapın!"
 "Yok yok olmaz, orda daha iyi olur orda yaptır."

 Umutsuzluk içinde tekrar Dolmuşa bindim ve meydana geldim. Uzunsokakta eve doğru yürürken artık terden, halsizlikten, hastanelerden, dolmuşlardan bitap düşmüş halde sürünerek yürüyordum. Sonra "Enee koton'a gireyim..." dedim ve sabah annemin doktora gidiyorum ben :'( diyerek aldığım kredi kartıyla kendime bir kot ceket aldım ;);););););.
 Ardından daha da yüzsüzleşip "Ben bir de pantolon alayım ama onu öteki Koton'dan alayım..." dedim ve diğer kotona girdim.

 Kapıdan girer girmez karşıda, Nadide'yi okul kıyafetiyle, elindeki eteği sırayla her tişörte tutarken gördüm. "NADDİEEĞĞĞ" narasıyla sarıldıktan sonra başımdan geçen her şeyi anlatmaya başladım.

  "Sonra işte burnumdan kamera soktu..."
  O esnada bir kadın "Yıldız??" dedi. Dönünce tanımadığım bir yüzle karşılaştım. "Benim tanımadığım ama beni tanıyan bir akraba olmasın....annemin mi arkadaşı....oyy ben tanımıyom ki şimdi iki saat okul nasıl ygs nasıl soracak oyyy...." 

  "Şey...kızım çekindi de, onunla internetten konuşuyormuşsun..."
  Böyle diyince yanındaki benden taş çatlasın 1-2 yaş küçük olan kızı farkettim ve ona döndüm. Kı z tedirgince gülümsedi ve "Ben Poly.." dedi.
  Polyyyyyyy. Eğer bunu okuyorsan, kusura bakma tipim çok kayıktı. Ter mer eminim bu kız neymiş anlattığı kadar da çirkinmiş diye şoka girmişsindir jskhfsjd.
 
  Kendisi beni tam 3 yıldır okuyormuş, görünce de tanımış çok ilginç, gerçekten çok şaşırdım. Ama hele Nadide gelip "Merhaba ben Yıldız'ın arkadaşı" dediğinde "Biliyorum, tanıyorum.." deyince daha çok şaşırdım hahahah Nadide ünlüymüş. :D "3 yıldır okuyorum blogunu..." dedi.
   O sırada Sude de kotondaymış Nadide'yle o da geldi, ona da sarıldım derken "Noluyor? Bu kim?" dedi ne diyeceğimi bilemedim. Daha doğrusu "Okurum..." demek o kadar garip geldi ki bana :D Yaaaa çok mutlu oldum çok ilginçti. Elin trabzonunda gerçekten ama gerçekten okurum varmış. Ben ve bizimkilerin dışında biri beni okuyormuş hahaha. Çok ilginçti gerçekten çok teşekkür ederim.

  Sonra olayın şokuyla birkaç kıyafet daha baktık, birkaç pantolon denedim. Kabindeyken, görevli adamlardan biri kendi kendine söyleniyordu; kulak misafiri oldum. "Ulan bu elbise boyu 1.70 1.80 olan kadına gider sen gitmişin 1.50 boyunlan bunu ne deniyorsun ergen ya..."

  Orda şoka girdim. Denediğim pantolonlara baktım.
  "Allahım bu adam benim için de demesin bacakların can kurtaran simidi gibi senin götünden geçmez bunlar ne giyiyorsun bunları.." diye bi çığlık attım orda kafamın içinde.
  Ya derse? YA DERSE?
 Korktum, hemen üstümü değiştirdim, pantolonları KATLADIM -evde yapmıyorum ha- ve kabinden kaçtım.
  Sonra da çıktık, tekrar Dolmuşa bindim eve geldim. Bunları yazdım. "Bunları yazdım." yazdım. İnception yaptım. Yabancı kelimede büyük i kullandım.




















 Toplam 5 kere dolmuşa binmişim lan.
 

 


4 yorum:

  1. dişli kısımları anlamadım ben. şimdi süt dişin var ve çekilmesi gerekiyo aslında. ama 1 sena sonra tel takacağın için şimdiden çekmiyolar o dişi.
    ama dişin ağırdığı için de dolgu istiyosun, o da paralı yapılıyo. devlette yaptırmak isteyince de (UĞRAŞACAKLARI VE DÖNERDEN AZ PARA ALACAKLARI İÇİN) üniversite hastanesine gönderiyolar.
    e o zaman yer tutucu yaptırsana :D

    gerçi yer tutucunun fiyatı dolgunun fiyatından pek de farklı değildir. ama 70 de öyle büyük bi para değil dolgu için. ucuz bile :D


    nöeylse, geçmiş olsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hhahaha olay zaten pahalı olması değildi olay para almalarıydı tabi ki
      çoooooooooook gitmedim dişçiye her gittiğimde de elimi kolumu sallayarak gittim o yüzden şaşırdım :D

      Sil
  2. OHA BLOGUNDA BENDEN BAHSETTİĞİNE İNANAMIYORUM YILDIZ :D
    Tabi ki okudum, okumam mı sence :D Hatta ilk başta okurken 'acaba bunların olduğu günle bizim karşılaştığımız gün aynı mıydı' diye düşünüyordum sonra birden Koton'u görünce çığlık attım bildiğin :D
    Ve hayır tipin kötü falan değildi, gayet normaldin. Hatta 'bu kızın fiziği gayet düzgün niye sürekli diyetten kilo vermekten bahsediyor' diye düşündüm ilk gördüğümde :D

    -Pollyyyy

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sajhdgasdkjgahsjgd ben bunu yeni gördüm ya :D
      ben kilolarımı kamufle edebilme yeteneğine sahibim bunu anlamayacak kimse :D

      Sil

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı