Ağaca tırmananlar

25 Temmuz 2014 Cuma

Ondan Şundan

Bazen hayat, sanki, dönüp dolaşıp başladığın yere gelmekmiş, gibi geliyor. Çoook eskiden yaptığın şeylere, gittiğin yerlere, yediğin yemeklere bir geri dönüş, gibi. Ve bu kötü bir şey değil aslında. Aksine, o tanıdık his, o nostaljik duygular, "Oy ne kadar zaman geçmiş..." içlenmeleri... Hatta bir adım daha ileri gidip "Bizim zamanımız güzel zamanlardı ha..." demeler, sanki o 'bizim zamanımız' bundan sadece epi topu 10 yıl değil de 70 yılmış gibi. Ama olsun, 18 yıl yaşamış biri dönüp 2 yıl öncesinin nostaljisini yapabilir. Sonuçta deneyim deneyimdir anı da anıdır yani; bir özlemde bulunmak için 70 yıl devirmeye gerek yok.


Zaman bizi ileri doğru götürmüyor o zaman. Mahallede bir tur attırıp, tekrar kapıya bırakıyor. Zamanın yaptığı şey, o seni kapına bırakıp yavaşça giderken sen bir dönüp de kapına baktığında o kapıyı farklı bir gözle gördürtmek. Bir bakmışsın kırmızı hatırladığın kapın aslında domates kırmızıymış. Üstünde şöyle böyle ayrıntılar varmışmış. Öylemiş böyleymiş, aslında ne kadar değişikmiş.

Tüm bu nostaljiyi yaşamamın sebebinin ilkokulda oynadığım popmundo oyununa geri dönüşüm olduğunu öğrenirseniz beni "Yaaağğğ bu muymuş amk neye edebiyat yapıyo bu gene..." diye dis'leyeceğiniz için bu gerçeği bir kenara bırakalım. :-D Ama gerçekten yukarıda anlattıklarımı hissettim. Eskiden sanalika da oynardık ama hayır öyle bir gaflete yine düşmeyeceğim. :D :D

Üniversiteye yerleşmiş herkesi tebrik ediyorum, haydi gözünüz aydıııın. Rica ediyorum artık "netlerin kaçtı yıldız" "boğaziçinin bahçesinde hiç solmayan güller, meyve olarak para veren ağaçlar mi varmış." şeklinde sorular sormayı da yakamı da bırakın LÜTFEN. Fak yu!

Yarın almanca sınavım var benim de. Ben sizi darlıyor muyum ha ha ha??

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar bunu dinliyorum

Bu aralar bunu dinliyorum
hurtsün solisti "dünya mirasları" listesine alınmalı